2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2018/4163 E. , 2018/10383 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın eyleminin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (mülga) 493/1 ve 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 116/2 ve 151/1. maddelerinde yer alan suçları oluşturduğu, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesinde yer alan "(3) Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.", 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde yer alan "(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." ve 765 sayılı Kanun'un (mülga) 2/2. maddesinde yer alan " Bir cürüm veya kabahatin işlendiği zamanın kanunu ile sonradan neşir olunan kanunun hükümleri biribirinden farklı ise failin lehinde olan kanun tatbik ve infaz olunur." şeklindeki hükümler ile 5237 sayılı Kanun'un 66/3. maddesinde yer alan "(3)Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur. " şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, dava zamanaşımı açısından 5237 sayılı Kanun'a göre ilgili sürelerin saptanmasında sadece suça ilişkin nitelikli haller göz önüne alınıp hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçları yönünden 5237 sayılı Kanun'un 143 ve 119/1-c maddelerinde yer alan artırım maddeleri dikkate alınmadığında, sanığın eyleminin 765 sayılı Kanun'un 102/3 ve 104/2. maddeleri uyarınca 10 yıl asli ve 15 yıl uzatılmış; 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 8 yıl asli ve 12 yıl uzatılmış dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, dava zamanaşımı süresi açısından sanığın daha lehine olan 5237 sayılı Kanun hükümleri gereğince sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesindeki gündüzleyin işlediği hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımının, suç tarihi olan 16/05/2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle isteme aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, 27/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.