11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2011/4330 E. , 2011/21067 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
2.Sanıklar ..., ...;765 Syl.TCK.Md.504/3,62,80,522,59 gereğince 1 yıl 5 ay 3 gün hapis,10110 Ytl adli para cezası,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar.
3.Tüm Sanıklar yönünden ayrı ayrı; 765 Syl.TCK.Md.525/b-2,61,80,59 gereğince 3 ay 26 gün hapis, 158 ytl adli para cezası,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar.
4.Sanıklar ..., ... yönünden neticeten, 765 Syl.TCK.Md.72 gereğince cezalar toplanarak 1 yıl 8 ay 29 gün hapis,10268 Ytl adli para cezası I-Cumhuriyet savcısının sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımının, kesici son usuli işlem olan sanık ...’in sorgusunun yapıldığı 17.03.2006, sanık ...’ın sorgusunun yapıldığı 16.06.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Cumhuriyet savcısı, sanıklar ... ve ... ile sanıklar müdafilerinin bilişim ve dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile Dairemizin yerleşmiş kararlarında açıklandığı üzere, yasa metninin tekrarı gerekçe olmadığı gibi yasalarda yer alan hükümler uygulanırken gösterilen gerekçelerde çelişkiye, zafiyete düşülmemesi gerekir.
Suç tarihi itibariyle sabıkasız bulunan ve dosyaya yansıyan hiçbir olumsuzlukları bulunmayan sanıklar hakkında temel ceza alt sınırdan belirlenirken "suçun işleniş biçimi" şeklindeki gerekçe ile cezanın arttırılmasına gerek görülmemiş, duruşmadaki hal ve tavırları lehe değerlendirilerek TCK.nun 59.maddesi ile cezalarından indirim yapılmış ancak,
CMK.nun 231.maddesi ile erteleme hükmünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken "suçun işleniş biçimi", "kişilikleri" ile "sanıkların geçmişi" bu defa sanıklar aleyhine değerlendirilerek çelişkiye düşülmek suretiyle, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı, sanıklar ... ve ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.