Esas No
E. 2012/13045
Karar No
K. 2013/8346
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2012/13045 E.  ,  2013/8346 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı Kurum, yersiz ödenen yaşlılık aylıkları için yürütülen takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, kararında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı Kurum ve davalı vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı, 5510 Sayılı Yasanın 96. maddesidir. Davalıya 506 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak davalının 5335 sayılı yasanın 30. maddesi gereği mevcut çalışması nedeniyle, Kurumca 1.1.2005 tarihi itibariyle aylığının kesildiği, bu tarihten itibaren ödenen yaşlılık aylıklarının borç kaydedildiği, mahkemece davalının Borçlar Kanununun 63. maddesi gereği, davacının yaşlılık aylığını iyi niyetli olarak sarf ettiği ve bu madde gereği iade zorunluluğu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, istirdada konu aylıkların belirlenmesinde, 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün de irdelenmesi gerekmektedir. Anılan madde, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, ... sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;

a)Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

b)Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermektedir. Konuya ilişkin 5510 sayılı Yasa öncesi mevzuata bakıldığında, 506 sayılı Yasanın "Yersiz ve yanlış ödemelerin tahsili"ni düzenleyen 121. maddesinde yersiz ödeme halinde iade yükümünün kapsamını belirleyen bir düzenleme bulunmadığı gibi, anılan Yasa içeriğinde konuyu düzenleyen başka bir düzenlemenin de yer almadığı görülmektedir. 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi ile 506 sayılı Yasada yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin kasıtlı kusurlu davranıştan veya Kurumun hatalı işleminden kaynaklanmasına bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir. Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin Kurumdan alacağı yoksa geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür. 5510 sayılı Yasanın geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır. Belirtilen nedenlerle; 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir.

Somut olayda; davalının, yaşlılık aylığı almakta iken 5335 sayılı yasanın 30/2. maddesi kapsamında bir çalışmaya başlaması nedeniyle aldığı aylıkların yersiz olduğunun iddia edilmesi karşısında, yukarıda belirtilen genel ilkelere göre 5510 sayılı yasanın 96. maddesi çerçevesinde araştırma yapılması gerektiğinin gözetilmediği; kabule göre de müddeabihin konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin nispi olması gerektiğinin gözetilmediği, yine davalının iddia edilen yersiz ödemeden dolayı 6385 sayılı yasanın 14. maddesi ile 5510 sayılı yasaya eklenen geçici madde 47’nin “... güvenlik kanunlarına göre emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinde çalışmaları nedeniyle aylıkları kesilmesi gerekenlere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ödeme dönemine kadar yersiz olarak ödendiği tespit edilen aylıklara ilişkin asli ve ferî borçlar, ilgililerin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren dört ay içinde başvuruda bulunmaları halinde 6111 sayılı Kanunun ilgili maddelerine göre yapılandırılır” hükmü gereği borçlanma yapıp yapmadığının araştırılmadığı, bu haliyle, mahkeme kararının, eksik incelemeye dayalı olduğu görülmüştür. Mahkemece, yukarıda belirtilen çerçevede araştırma yapılması ve neticesine göre karar verilmesi gerekirken, eksik ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum ve davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalıya iadesine, 18.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog