3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2017/19564 E. , 2018/14510 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Sanık hakkında TCK'nin 151/1. maddesinde yazılı mala zarar verme suçundan kamu davası açılmadığı, TCK'nin 106/1-1. cümlesinde tanımlanan tehdit suçu ve TCK'nin 125. maddesinde tanımlanan hakaret suçundan kamu davasının açıldığı, TCK'nin 106/1-1. cümlesinde yazılı tehdit suçu sonradan uzlaştırmaya tabi hale gelmiş ise de, uzlaştırma kapsamına girmeyen TCK'nin 86/1, 87/3 maddesi uyarınca nitelikli kasten yaralama suçu ile birlikte işlendiğinden CMK'nin 253/3. maddesi gereğince uzlaştırma yapılamayacağından tebliğnamenin bu görüşüne iştirak edilmemiştir.
1.Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, 5237 sayılı TCK'nin 106/1-1. cümlesinde tanımlanan “tehdit” suçu olduğu, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, Bismil Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/433 Esas ve 2014/701 Karar sayılı ilamına konu suç yönünden uzlaştırma usulünün uygulanıp uygulanmadığının araştırılması, uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresi içinde başkaca kasıtlı suçtan mahkum olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2.Sanığın denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken açıklanan hükümde, Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nin 34 ve 230. maddeleri ile Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç sanık, mağdur,
Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici olması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilerek 5271 sayılı CMK'nin 231/11. ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
3.Mağdur hakkında düzenlenen ... Üniversitesi Hastanesinin 03.07.2009 tarihli raporunun hükme esas alındığı, mağdura ait tüm tıbbı evrakın ve geçici raporun temini ile Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünden TCK'nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları içerecek şekilde kati raporun aldırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, özel hastane raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
4.Gerekçeli karar başlığında mağdurun gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi,
5.Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereği sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, istem gibi BOZULMASINA, 04.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.