18. Ceza Dairesi
18. Ceza Dairesi 2018/1711 E. , 2018/13414 K.
"İçtihat Metni"
KARAR
Geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal ve ölümle tehdit suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1 (üç kez), 116/4 ve 62. (dört kez) maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay ve 10 ay (üç kez) hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/12/2008 tarihli ve 2007/84 esas, 2008/311 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, deneme süresinin dolduğundan bahisle dosya resen ele alınarak bu süre zarfında yeni bir suç işlemediğinden hükümler ortadan kaldırılarak hakkındaki kamu davalarının düşürülmesine ilişkin Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/01/2014 tarihli ve 2007/84 esas, 2008/311 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında: “Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/12/2008 tarihli ve 2007/84 esas, 2008/311 sayılı hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararının 14/01/2009 tarihinde kesinleşmesinden sonra başlayan 5 yıllık denetim süresi zarfında Uzunköprü Sulh Ceza Mahkemesinin 23/10/2013 tarihli ve 2012/722 esas, 2013/347 sayılı kararına konu tehdit ve hakaret suçlarını 2012 yılında işlediği ve anılan kararın 23/10/2013 tarihinde kesinleştiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanık hakkındaki kamu davalarının denetim süresi içerisinde suç işlemediğinden bahisle kaldırılarak düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: 5271 sayılı CMK’nın “hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlığını taşıyan 231. maddesinin 8. fıkrasında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulacağı, 10. fıkrasında; denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verileceği ve 11. fıkrasında da; denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkemenin hükmünü açıklayacağı düzenlemelerine yer verilmiştir. Bu düzenlemeler ışığında, kanun yararına bozma talebine konu dosyada, sanık ... hakkında Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesince yargılama neticesinde konut dokunulmazlığını ihlal etme ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmalarının geri bırakılmalarına dair kararlar verildiği, bu kararların usulüne uygun şekilde 14/01/2009 tarihinde kesinleşerek sanık hakkında belirlenen beş yıllık denetim süresinin başladığı, Mahkemece, dava dosyasının 30/01/2014 tarihinde re’sen ele alınarak aynı tarihli ek kararla, CMK’nın 231/10. maddesi uyarınca düşme kararı verildiği, ancak, sanığın 2012 tarihinde işlediği hakaret ve tehdit suçlarından yargılandığı Uzunköprü Sulh Ceza Mahkemesince mahkum edildiği ve bu kararın 23/10/2013 tarihinde kesinleştiği, bu dosya kapsamında, Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2007/84 esas, 2008/311 karar sayılı dosyasına ek karar tarihinden önce, 28/01/2014 tarihinde ihbar yapıldığı, hal böyle iken sanığın beş yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden dolayı dosyanın CMK’nın 231. maddesinde belirtilen usulde yeniden ele alınması gerekirken sanığın denetim süresi içerisinde bir suç işlemediğinden bahisle sanık hakkında düşme kararları verilmesi Kanun’a aykırı olduğundan Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin anılan ek kararı hukuka aykırı bulunmuştur. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Konut dokunulmazlığını ihlal etme ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında, Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/01/2014 tarihli ve 2007/84 esas, 2008/311 karar sayılı ek kararının, CMK'nın 309. maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 22/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.