10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2012/15977 E. , 2013/9561 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1.Dava, trafik kazası sonucu yaralanan sigortalının tedavi giderleri nedeniyle uğranılan Kurum zararının 1479 Sayılı Yasanın 63. maddesi uyarınca davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, Mahkemece, 2 yıllık dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 39. maddesinde; “Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malül veya vazife malülü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurum zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edilir” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 63 ve 70. maddeleridir. 1479 sayılı Kanunun 70/2 maddesinde; bu kanuna dayanılarak Kurumca açılacak rücu davalarının 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu öngörülmüş olup, zaman aşımına ilişkin bu hüküm, “özel hüküm” niteliğini taşımakla genel hükümlere göre öncelikle uygulanması gerektiğinden, BK.'nın 60. ve 2918 sayılı Kanunun 109. maddelerinin uygulanma olanağı yoktur.
Eldeki dosyada; tedavi giderlerinin ödeme tarihinden(18.09.2006) itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi olan 24.08.2011 tarihi itibariyle dolmadığı anlaşılmakla; mahkemece işin esasına girilerek, karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. ./.. -2-
2.Yasa Koyucu tarafından, trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Yasanın 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan kanunun geçici 1. maddesi ile de kanunun yürürlüğünden önceki tedavi giderleri içinde aynı kural getirilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, 6111 sayılı Yasanın 59 ve Geçici 1. maddeleri gereği sonradan yürürlüğe giren kanunla dava konusu alacak talep edilebilir olmaktan çıktığı için, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Dava tarihindeki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip, vekalet ücretiyle sorumluluğuna hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, (Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1.Hüküm fıkrasının (1) numaralı bendi silinerek, yerine, "Davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına" sözcüklerinin yazılmasına,
2.Davalı lehine vekalet ücretine ilişkin 4 numaralı bendin tamamen silinmesine ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.