10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2012/11584 E. , 2013/6736 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, itirazın iptali ve takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1.) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davacı ... Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2.) Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı Kurum, askerlik görevini ifa ederken, 16.08.1985 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden oğlu ... üzerinden davalıya, 01.02.1986 tarihinden itibaren vazife malûllüğü aylığı bağlandığını, sonradan yapılan araştırma sonucunda davalıya 01.07.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması sebebiyle 01.07.2003 tarihinden itibaren muhtaç olmadığının anlaşılması üzerine, 01.07.2003-30.04.2006 tarihleri arasına ilişkin istihkakları tutarı 14.359,34 TL ile 01.07.2003-31.12.2005 tarihlerine ilişkin tütün ikramiye tutarı 4.038,40 TL borç tahakkuk ettirilerek, davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın esasına girilerek, istem kısmen hüküm altına alınmıştır. 5510 sayılı Yasanın 47. maddesi, bu yasanın yürürlüğe girmesinden sonra ilk defa 4/c kapsamında sigortalı olanlar hakkında uygulanacağını hükme bağlamıştır. Davacının 5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce, Emekli Sandığı iştirakçisi olduğu ve gerek 5510 sayılı Yasanın 47 nci maddesi, gerekse 5510 sayılı Yasanın Geçici 4 maddesi uyarınca, davacıya 5434 sayılı Yasaya göre vazife malûllüğü aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır. 5434 sayılı Kanuna göre iştirakçi olup bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak çalışmaya başlayanlardan vazife malûllüğü kapsamına girenler hakkında, bu Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre işlem yapılır. ...
Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır…” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmeye göre; davacı Kurumun Emekli Sandığı iştirakçisi konumunda bulunan davalıya karşı 5434 sayılı Yasaya göre bağlanan vazife malûllüğü aylıklarına ilişkin yersiz ödendiği iddia edilen istihkakların ve tütün ikramiyesinin tahsiline yönelik başlattığı icra takibi kapsamında, iş mahkemeleri görevli değildir.
Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2’nci maddesine göre kimler aleyhine idari yargıda dava açılabileceği açıklanmış olup, gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında idari yargı yerinde dava açılamayacağı ve dava konusu uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu nazara alınmaksızın, işin esasına girilerek karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.