11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2009/19767 E. , 2011/2478 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
b)5237 sayılı TCK.nun 157/1, 35/2, 53 maddeleri
gereğince 3 ay hapis ve 20,00 YTL adli para cezası ile belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk, ..., ... :a)765 sayılı TCK.nun 342/1, 65/3, 80 maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay hapis cezası,
b)5237 sayılı TCK.nun 157/1, 35/2, 39/2-b, 53 maddeleri gereğince 1 ay 15 gün hapis cezalarının paraya çevrilmesi ile gün adli para cezasından çevrilme 20 YKTL adli para cezasının birleştirilerek 920,00 YTL adli para cezası ile belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk Gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihlerinin “11.10.2002 ve 14.10.2002” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. I)Sanıklar ... ve ...’un “dolandırıcılığa teşebbüs” suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.03.2009 gün ve 2009/2-43-2009/56 sayılı kararı ile 19.09.2006 gün ve 197/192 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; suç vasfına yönelik temyiz itirazı yoksa, hükümde açık hukuka aykırılıkların bulunması, kesin nitelikteki bir hükme temyiz edilebilirlik vasfı kazandırmayacağından ve hükmolunan sonuç adli para cezasının, 5237 Sayılı TCK.nun 50/5 maddesindeki “uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükmüne göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir” hükmü uyarınca karar tarihindeki yasal düzenlemeye göre hükmolunan adli para cezasının, miktar ve nevi itibariyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 21.07.2004 gün ve 5219 sayılı Kanunla değişik 1412 sayılı CMUY.nın 305/1 maddesi hükmü uyarınca kesin olduğu gözetilerek, sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, aynı yasanın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II)Sanık ...’in “dolandırıcılığa teşebbüs” suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen dolandırıcılığa teşebbüs suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabii olduğu, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 14.10.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
I)Sanıkların “resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
1.5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesinde, 765 sayılı Yasanın 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda” denilmek suretiyle aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması karşısında, suça konu çeklerin ne zaman ve nasıl teslim edildiği kesin olarak belirlenip, aynı anda yakınana teslim edilmesi halinde aynı hukuki ilişkide kullanılması nedeniyle 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı, ancak senet sayısının TCY. nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiği ve buna göre, kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, somut karşılaştırma yapılmadan hak yoksunlukları nedeniyle 765 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Sanık ... yönünden; adli sicil özetinde yer alan kayıtların silinme koşulları araştırılıp sonucuna göre, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.