10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2012/25543 E. , 2013/21696 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 2926 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'un 4,b/4. maddesi kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 6111 sayılı Kanun kapsamında prim borçlarının yapılandırılmasından yararlandırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum avukatının tüm, davacı avukatının sair temyiz temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Yapılan yargılama sonunda, mahkemece, 01.11.1999 - 31.12.1999 dönemi hakkında kısmen kabul kararı verilmiş ise de; 2926 sayılı Kanun'un uygulamasına ilişkin 26.03.1994 tarihli 4 nolu tebliğin “D” bendinde; çiftçilerin, Bağ-Kur primlerinin sattıkları ürün bedellerinden tevkif suretiyle ödendiğini ispatlayabilmelerinin, kendilerine verilen belgeleri muhafaza etmelerine bağlı olduğu belirtilmiş olup,“F” bendinde ise çiftçilerin sattıkları ürün bedellerinden prim borçlarına mahsuben yapılan tevkifatların, tevkifatın kurum hesaplarına intikal etmesi koşuluyla, tevkifatın gerçekleştiği tarih itibariyle cari ve geçmiş dönem prim borçları ile iadenin talep edileceği dönemin sonuna kadar tahakkuk ettirilecek prim borçlarına mahsup edileceği, Kurum hesaplarına intikal etmeyen tevkifatların mahsup işlemine esas alınmayacağı belirtilmiştir. 2926 sayılı Kanunun “...Ancak, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren başlar.” şeklindeki 5. maddesi ile, YHGK'nın 22.9.2010 gün ve 2010/ 10-380-420 sayılı kararı gözetildiğinde, ürün tesliminin özel kuruluşa yapılması karşısında, hak ve mükellefiyetin başlangıcı bu tevkifatın Bağ-Kur'un hesabına intikal etmesi koşuluyla, tevkifat tarihini takip eden aybaşı olarak kabul edilmelidir. Somut olayda, davacı adına, intikal etmiş kesintinin 1999 yılı Eylül ayında gerçekleştirilmiş kesinti olduğu ve kesintinin intikalinin 21.10.1999'da gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının kabul edilen sigortalılığının başlangıcı kesintinin yapıldığı tarihi takip eden ay başı olan 01.10.1999 yerine 01.11.1999 tarihinin kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.