3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2017/20842 E. , 2018/16431 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
1.Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının miktar ve türü itibariyle hükmün, 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 31/03/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile, 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2.Sanıklar ... ve ... haklarında katılan ...'a yönelik yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suçun silah ile işlenmesi nedeniyle sanıkların cezasından artırım yapılırken, uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesi yerine 86/2. olarak belirtilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün bir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 - K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3.Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suçun silah ile işlenmesi nedeniyle sanığın cezasından artırım yapılırken, uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesi yerine 86/2-e olarak belirtilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün bir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ve Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 - K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu hususlar infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yaralama eylemi sonucunda katılanın hem yaşamını tehlikeye sokan bir duruma hem de duyularından veya organlarından birinin işlevinin zayıflamasına neden olacak şekilde yaralanmış bulunması karşısında, bu durumun ancak temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma nedeni yapılabileceği ve sanık hakkında hüküm kurulurken 86/1. ve 86/3-e maddelerinden sonra 5237 sayılı TCK'nin 87/1-a-d-son maddesi gereğince yalnızca bir kez artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde TCK'nin 87/1. maddesi gereğince iki kez artırım yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince, hükümden TCK'nin 87/1-d maddesinin uygulanması ile ilgili fıkranın çıkartılması, sonraki fıkraların teselsül ettirilerek hükmün TCK'nin 29. maddesinin uygulandığı paragrafından “6 yıl 18 ay” ibaresinin çıkartılarak yerine “4 yıl 12 ay” ibaresinin eklenmesi ve TCK'nin 62. maddesinin uygulandığı paragrafından “5 yıl 15 ay” ibaresinin çıkartılarak yerine “4 yıl 2 ay” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.