Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2018/1098
Karar No
K. 2018/1331
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2018/1098 Esas
KARAR NO: 2018/1331
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 18/09/2018
KARAR TARİHİ: 21/12/2018

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin -------------- sınırları içinde inşaat sektöründe hizmet verdiğini, sektörle yapılan sözleşmeler gereği hak edişlerin tahsiline ilişkin alınan çeklerin ödeme sürelerinin 60-90 gün aralığında olması gerektiği halde içinde bulunulan ekonomik şartlar nedeniyle 2018 yılbaşından itibaren söz konusu ödemelerin 120-180 gün vadeye uzadığını, ülkede yaşanan döviz kurlarındaki hızlı olağanüstü artışı akaryakıt fiyatlarının artışı ile başlayan ekonomik kriz ve belirsizlikten -------------- sektöründe yaşanan durgunluk sebebiyle şirketin nakit akışında öngörülemeyen sıkıntılar yaşanmaya başlandığını, çünkü şirketin inşaat sektöründe hafriyat ve nakliyat alanında hizmet verdiğini, petrol, yedek parça maliyetlerinin emtia artışlarına neden olmasına rağmen hizmet üretim gelirlerinin artırılamadığını, işletme yönetimince yapılan değerlendirmeler sonucunda nakit akış dengesi bozulan şirketin bu durumdan çıkması ihtimalinin yapılacak olan konkordato ön projesi ile % 100 olduğunun görüldüğünü, konkordato koşullarından biri olan yüksek iyileşme ümidinin bulunması ve bu iyileşmenin dayanaklarının sunulması gerektiğinden dilekçe ekindeki konkordato projesinin hazırlanmasına karar verildiğini, şirketin üstlendiği dört adet nakliyat işi bulunduğunu, şirketin kuruluşundan 2014 yılı sonuna kadar istikrarlı bir şekilde büyüyen ve kârlı kazançlar elde eden firmanın üstlendiği taahhütleri zamanında ve başarı ile tamamladığını 2017 yılı sonuna kadar her yıl büyüme hedeflerini tutturduğunu, şirketin eldeki mevcut işler için yapılan 2017 yatırımlarını yerinde ve zamanında kullanabilmesi için çeşitli stratejliler belirlediğini, ancak 2018 yılı ilk altı ayında ekonomide yaşanan olumsuzluklar, mevsimsel şartlar, yağışların uzun sürmesi ve iş yapmayı etkilemiş hak edişlerin gecikmesi, belirlenen ön görülerdeki sapmalardan kaynaklanan finansal dar boğaz maliyet artışları ve genel ekonomik şartlar neticesinde firmanın kredilerinde gecikmeler çek ödemelerinde aksamalar yaşandığını, şirketin ekonomik sıkıntılara düştüğünü belirterek öncelikle şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve mal varlığının korunabilmesi için İİK 287, 288, 294, 295 maddeleri gereğince İİK 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere tedbir tarihinden itibaren 6183 sayılı amme alacaklarının tahsili usulü hakkındaki kanuna göre vergi ve her türlü harç, ceza ile ---------------alacakları, prim, idari ve para çeklerden mütevellit para cezaları dahil yapılan takiplerde dahil olmak üzere hiç bir takip yapılmamasına, evvelce başlayan takiplerin durdurulmasına, hangi nedene dayanırsa dayansın müvekkili şirket aleyhine yeni takip yapılmamasına, davacı şirket hakkındaki rehninin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak olan tüm icra takiplerinde satışların durdurulmasına, rehinli menkullerin muhafazasının önlenmesine, davacı şirketin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesine, davacı şirketin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacaklarının davacı şirkete iadesine, davacı şirketin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisini aleyhine veya 3. şahıs konumunda olduğu takiplerdeki kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, takas ve mahsup işlemlerinin ilan tarihinden itibaren tedbiren durdurulmasına, şirketin teminatlı taşınmazların paraya çevrilmesi talep edilmesi halinde İİK 150/b maddesi kapsamında kira bedellerinin icra kasasına ödenmeyip davacıya ödenmesine, davacının bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına, ihtiyati tedbir kararı verilmesine, öncelikle İİK 287 maddesi gereği 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde iş bu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının İİK 288 maddesi çerçevesinde ilanınına ve konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE ;

Dava : Hukuki niteliği itibariyle 7101 Sayılı Kanun ile değişik İ.İ.K 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici, kesin konkordato mühleti verilmesi ve sonucunda konkordatonun onanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Davacı şirket tarafından Mahkememize yapılan başvuru üzerine 18/09/2018 tarihinde düzenlenen ara kararı ile 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği, atanan konkordato komiserleri tarafından düzenli olarak verilen ara kararları doğrlutsunuda dava dosyasına komiser raporları ibraz edilmiştir. 7101 sayılı yasa ile değişik İcra İflas Kanunu 285.madde hükmünde borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan her hangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilirler.

Bilindiği gibi konkordato, vade konkordatosu ve tenzilat konkordatosu olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu ayrım İcra ve İflas Kanununda yer almamakla birlikte öğretide genellikle kabul edilen bir ayrımdır. -------------- konkordatosunda alacaklılar, borçluya karşı, alacaklarının belirli bir yüzdesini tahsil etmekten vazgeçerler ve borçlu borçlarının konkordatoda kabul edilen kısmını (yüzdesini) ödemek suretiyle borçlarının tamamından kurtulur. Vade konkordatosunda ise, borçlu borcunun tamamını ödemek için alacaklılardan bir vade ister veya borçlarını taksitlendirir.

Borçlunun mal varlığı terimi muhasebe biliminde borçlunun varlıkları ile borçları arasındaki fark olarak anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle, muhasebe bilimine göre borçlunun mal varlığı; kasa ve bankadaki parası, alacakları, gayrimenkulleri, taşıtları, makineleri vb varlıkları ile banka borçları, vergi borçları gibi çeşitli borçları arasındaki farktır. Mal varlığı hesabında rayiç değerler esas alınır. Borçlu mal varlığını durumunu tevsik etmelidir. Mücerret beyanda bulunması yeterli değildir. Bankalardan alınan borçlu ve alacaklı hesap özetleri, borçlu ve alacaklardan alınan mutabakat yazıları, çek, senet fotokopileri, tapuları, ruhsatları, sigorta poliçeleri vb belgeler borçlunun mal varlığını gösteren belgelerdir. Mal varlığı durumu açıklığa kavuşturulurken borçlu kefalet borçlarını ve verdiği rehinleri de bildirmelidir.

Borçlu, ayrıca alacaklıların bir listesini vermeli ve bu alacaklıların kimliği ile alacaklılarının miktarını ve vadelerini belirtmeli, başlatılmış icra takipleri varsa bunların dökümünü yapmalı, bu icra takiplerinin hangi icra dairesinde, hangi miktar üzerinden ve ne zaman başlatıldığını açıklığa kavuşturmalıdır. Hiç kuşkusuz borçlunun kendisinin 3.kişilerden olan alacaklarını da delilleri ile birlikte ortaya koymalıdır.

Bilindiği gibi İİK.nun 289 madde hükmüne göre , konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması üzerine borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Bu maddede geçen konkordatonun başarıya ulaşması ihtimalinden anlaşılması gereken İİK madde 287'inin gerekçesinde" konkordato başarıya ulaşması ile kastedilen husus, konkordato talebinde bulunanın mali durumunun düzeltmesi mümkün olup olmadığı veya konkordatonun tasdiki şartlarının yerine gelip gelmeyeceğidir. " şeklinde açıklanmıştır.

İİK madde 289'deki bu gerekçeden hareketle, konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bulunup bulunmadığının değerlendirirken borçlunun hangi amaçla konkordato talebinde bulunduğuna bakmak gerekmektedir. Şayet borçlu mali durumunu düzelterek konkordatoyu başarıya ulaştırma hevesinde ise bu durumda, borçlunun mali durumunun iyileşme ihtimalinin bulunup bulunmadığını değerlendirmek zorunludur. Nitekim borçlu şirkette konkordato ön projesinde ,mali durumun iyileştirme suretiyle konkordatoyu başarıya ulaştırma hedefinde bulunduğunu belirtmiştir, bu nedenle borçlu şirketin telif ettiği konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bulunup bulunmadığını değerlendirirken borçlunun iyileşme ihtimalinin incelenmesi gerekmektedir , bu inceleme yapılarken borçlunun geçmiş yıllardaki ve geçici mühlet süresi içindeki performansı ile projede ön görülen hedeflerin bir bütün olarak göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bakımından dikkate alınacak " iyileşme kavramından anlaşılması gereken, yapısal bir iyileşmedir, yani iyileşmeden söz edilebilmesi için bilançosal anlamda iç iyileşme yeterli olmayıp başarılı bir iyileşme içinde yapısal " gerçek " bir iyileşmesinin varlığı aranmalıdır. Borçlunun mal varılığının ileride de muhafazasını temin eden ve ayrıca orta vadede finansman kapasitesini tekrar kazanması için gerekli olan tedbirler alınmamış olduğu taktirde onun sadece mevcut mal varlığındaki durumunun iyileştirmesi yeterli değildir şu halde konkordato mühleti sonunda şirketin içinde bulunduğu bozuk mali yapı ortadan kalkmış olmasına rağmen, karlılık ve verimlilik sağlanamamış sa ve bu nedenle şirketin fonksiyonları istikrar içinde yerine getirememiş ise, onun yeni bir mali kriz karşı karşıya kalması kaçınılmaz olacaktır ,böyle bir durumda konkordatonun başarıya ulaştığından ( iyileşmenin gerçekleşmesinden ) söz edilmesi mümkün olmayacaktır, bu nedenle konkordato talebi sürekli olasılığı konkordato projesi yardımı ile inanılır kılınmalıdır, bu talep sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmamalıdır, borçlu şirketin yönetimi insan kaynakları, üretim alanı, satış alanı, mali sektör gibi -------- bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir, bu kriterler gereğince borçlunun iyileşme ihtimalini bulunup bulunmadığının belirlenmesinde önem arz etmektedir, borçlunun hedeflenen amaçlarına ulaşmasında eksiklik olup olmadığı yapılan planlamada ve stratejide hata bulunup bulunmadığı yatırım harcamalarında ve çalışanların kontrolünde sorunların mevcut olup olmadığı, çalışanların nitelikleri ve gelişiminin takip edilip edilmediği, üretim ve pazarlama maliyetlerinin hangi seviyede olduğu ilgili pazarların yeterli analize tabi tutulup tutulmadığı, fiyat politikasının yerinde olup olmadığı, satış ve dağıtım kanalları faaliyette olup olmadığı, sermayenin yeterli bulunup bulunmadığı, finans ve muhasebe ve sisteminin nakit akış tablosunun yeni projeler ile ilgili karlılığın yeterli bulunup bulunmadığı üzerinde durulmalıdır.

Somut uyuşmazlıkta da mahkememizce verilen geçici mühlet sonucunda atanan ---------- komiserleri tarafından bu konuda gerekli denetim ve kontroller yapılıp duran varlıklar içinde yer alan gayrimenkul ve menkul mallar üzerine bilirkişi incelemesi yaptırılıp piyasa rayiç değerleri belirlenmek suretiyle mahkememize raporlar sunulmuştur. ------------- komiserleri tarafından sunulan 18/12/2018 tarihli raporda; borçlu şirketin gerek kaydi gerekse rayiç değerler üzerinden hazırlanmış bilançoya göre borca batık durumda olmadığı, borçlu şirketin mali yapısını iyileştirmesinin ve dolayısıyla -------------- başarıya ulaştırmasının pek güç olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiş ve düzenlenen rapor Mahkememizce yeterli görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar --------------heyeti raporunda geçici mühletin iki ay uzatılabileceği görüşünü bildirmişler ise de, mevcut durum itibariyle ve geçen üç aylık süre içerisinde yapılan incelemeler neticesinde sunulan --------- projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin pek mümkün görünmediği hususu dikkate alınarak koşulları oluşmayan --------------------isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.KOŞULLARI OLUŞMAYAN DAVANIN REDDİNE,

Mahkememizin 01/10/2018 tarihli ara kararı ile verilen tedbir kararlarının kaldırılmasına, bu konu ile ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, Bu dava ile ilgili verilen tüm tedbir kararlarının kaldırılmasına,

İİK'nun 288 madde gereği kararın ilanına, Yazı İşleri Müdürü tarafından hemen ilgili yerlere yazı yazılmasına, KARAR HARCI

2.Alınması gerekli 35,90 TL harç peşin alındığından başkaca harç tahsiline yer olmadığına, DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ

4.Davacılar tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 10(on) gün içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog