13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2016/4076 E. , 2018/10696 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, davalı ile aralarında imzalanan 29/04/2010 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi uyarınca ... Toplu Konut Projesinden Y-29 Blok 1 nolu daireyi satın aldığını, sözleşmede taşınmazın süresinde teslim edilmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 6.8.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 5.285,00 TL'ye yükseltmiş, 13.12.2014 tarihli dilekçesi ile de, 2.11.2010 tarihli sözleşme ile dairesini değiştirerek Y-30 Blok 7 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, geç teslim nedenine dayalı kira alacağı talebinin Y-30 Blok 7 nolu bağımsız bölüme ilişkin olduğunu ifade etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava, taşınmazın geç tesliminden kaynaklı kira tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, 29.4.2010 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesine konu Y-29 Blok 1 nolu bağımsız bölüme ilişkin bilirkişi tarafından hesaplanan kira alacağına hükmedilmiştir. Oysa davacı vekili 13.12.2014 tarihli dilekçesinde, davacının 2.11.2010 tarihli sözleşme ile daireyi değiştirdiğini, yeni dairenin Y-30 Blok 7 nolu bağımsız bölüm olduğunu, dava dilekçesinde Y-29 Blok 1 nolu daireye ilişkin kira alacağı istendiğini, bu nedenle Y-30 Blok 7 numaralı dairenin henüz teslim edilmemesi nedeniyle dava tarihine kadar tazminatın belirlenmesi için dava dilekçesinde düzeltme yaptığını belirtmiştir. O halde, mahkemece, taraflar arasında imzalanan 2.11.2010 tarihli sözleşme ile satışı yapılan bağımsız bölüme ilişkin bir değerlendirme yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, açıklanan husus dikkate alınmadan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.