11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2018/183 E. , 2019/2092 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz talebinin incelemesi: Sanığın, suça konu faturaların gerçek ticari ilişkiye dayandığını, faturalarını kullandığı şirketlerin sahte fatura düzenleyicisi olduğuna dair bilgisinin bulunmadığını savunması nedeniyle, suçun unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için;
1.Suça konu olan faturaları düzenleyen tüm şirketler ve kişiler hakkında düzenlenmiş vergi inceleme raporunun ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
2.Aynı şirketler ve kişiler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve dava aşamalarının zapta geçirilmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
3.Faturaları düzenleyen şirketlerin yetkililerinin ve kişilerin, CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak verdiklerinin sorulması,
4.Faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için;
a)Faturayı düzenleyen şirketlere ve kişilere ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin; faturaları kullanan mükellefe ait yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi,
b)Daha sonra, faturaları düzenleyen şirketler ve kişiler ile kullanan şirketin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
5.Kabule göre ise; a- Suça konu faturaların Kurumlar Vergisi indiriminde kullanılmış olması nedeniyle, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 28.04.2008 olarak yazılması gerekirken 2007 olarak yazılması, b- 08.02.2008 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve suç tarihinde yürürlükte olan 5728 sayılı Kanun'un ile değişen 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b maddesi uyarınca, temel cezanın 3 yıl yerine 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sonuç cezanın eksik tayini, c- Hükümden sonra 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Yasaya aykırı, sanığın temyizi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 28.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.