14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülen İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi ile, müvekkili şirket yetkilisinin ... şubesine ait 2 adet çeki dava dışı ...'e verdiği, ...'ün bu çekleri bir iş için kullanacağını ve keşide tarihinden önce iade edeceğini söylediğini, bu nedenle bu kişiye bedelsiz çeklerin verildiğini, ...'ün çekleri iade etmek yerine uydurma fatura düzenlediğini, çekleri davalı ... şirketine devir ve temlik ettiğini, bu faturalardan müvekkili şirketin haberi olmadığını, faktoring işlemine dayanak faturanın müvekkil şirket kayıtlarında bulunmadığını, fatura üzerinde birden çok defa oynama olduğunu, faturada teslim alan isim ve imzası bulanmadığını, müvekkilinin haciz işlemine uğramaması için çeklerin bedellerini ödemek zorunda kaldığını, çeklere mahsuben düzenlenen faturanın gerçek bir alacağı göstermediğini beyanla müvekkili şirketten haksız olarak tahsil edilen 35.000,00TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren ticari işlerde uygulanan avans faizleri ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize sunduğu yanıt dilekçesi ile, müvekkili aleyhine açılmış olan davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri nedeniyle davanın yetkili İstanbul Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, açılmış olan davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının tüm iddia ve taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile dava dışı ... arasında 25/11/2014 tarihinde Faktoring Sözleşmesi imzalandığını, ...'e ön ödeme tutarı kullandırıldığını ve hesabına 31.953,06 TL havale edildiğini, müvekkilinin mevzuatın kendisine yüklediği görevi tam ve eksiksiz yerine getirdiğini, yasal hamil olarak ciro yolu ile aldığı çek için yasal haklarını kullanma kabiliyetine sahip olduğunu, müvekillinin kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, bu nedenle haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ilk olarak ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış, mahkemece verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine, Mahkememize tevzi edilmiştir.
Mahkememizce alınan 29/12/2017 tarihli ara karar ile tarafların defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, bu amaçla öncelikle davacı defterlerinin bulunduğu yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, talimat sonucu tanzim edilen bilirkişi raporu ile davacı defter kayıtlarında dava dışı ... tarafından tanzim edilmiş ve fotokopisi dosya içinde yer alan 10/11/2014 tarih ve 78.888,88 TL tutarlı fatura kaydına rastlanmadığı, dava dışı ...'ün davacı adına düzenlediği faturaya dayanak olacak teslim alanın imzası ve malın büyüklüğü bakımından nakliyeci araç plaka numaraları ve hatta nakliyecinin kendi irsaliyelerinin veya aksine bir ifadenin olmadığı, çekin dava dışı MPS Madencilik'e verilmiş gibi kayıt edildiği, çekte bu şirket cirosuna rastlanmadığı, kaydın sehven MPS'ye yazıldığı kanaati oluştuğu bildirilmiştir.
Bundan sonra, davalı defterleri Mahkememiz yargı çevresinde bilirkişi eli ile incelenmiş, bilirkişi dosyaya sunduğu rapor ile davalının çekleri ticari hayatın olağan akışı içinde edindiği, ödemelere ait bilgilerin kayıtlarında yer aldığı, 25/11/2014 tarihinde faktoringe konu olan ve 15/03/2015 ödeme tarihli çekin tahsil edildiği bilgisinin davalının yevmiye defterinde 17/03/2015 tarihinde kayda alındığı, 27/04/2015 tarihinde davanın açıldığı, davacı tarafın defter ve kayıtlarında da çekin davacı defter kayıtlarında yer aldığı ve ödendiği bilgisi bulunduğu, çekin Kanunun emrettiği usule uygun olarak yapılan faktoring işlemi ile alındığı, davacının factoring işleminden haberdar olduğu, davalının çeki mevzuata uygun olarak edinip çeklerin ediniminde mevzuata aykırı ve kusur olarak değerlendirilebilecek bir durumunun olmadığı bildirilmiştir. Dava çek bedelinin istirdadı istemini konu almaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Yasanın 790.maddesine göre; "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır". 6102 sayılı Yasanın 792. maddesine göre; "çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çek geri vermekle hükümlüdür." Bu madde hükmüne göre, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak kötüniyetle iktisap etmiş olması veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunması halinde çeki geri vermekle yükümlüdür. Kötü niyetle iktisap veya iktisapta ağır kusurun ispatı ise çek istirdadını talep eden davacıya aittir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre; "faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulaca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez." Aynı Yasanın 9/3.maddesine göre ise "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoringşirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun."
04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "faktoring işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönetmelik" 8/1 madesinde ise; "faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir" düzenlemesine yer verilmiştir. 6361 sayılı Yasa'nın 9/2 maddesi hükmü ve yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8. maddesi, faktoring şirketlerine, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile temlike konu alacağın bir mal veya hizmet satışından doğduğunu fatura ile tevsik etme ve kambiyo senedi ile faturanın uyumlu olduğunu araştırma yükümlülüğünü yüklemiş, 6102 sayılı T.T.K.'nun 790. maddesi ise ciro silsilinde dış görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğünü yüklemiştir. Faktoring şirketlerine bunların dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Faktoring şirketinin temlik aldığı çek ile ilgili banka nezdinde araştırma ve inceleme yükümlülüğünden söz edilemez.
Diğer yandan Yasa metninden de anlaşılacağı üzere, faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Nitekim, faktoring işlemlerinde alacağın temliki hükümlerinin uygulandığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.11.2010 tarih, 2010/19-488 E, 2010/557 K sayılı kararında da açıkça belirtilmiştir.
Öte yandan aynı kararda faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak üzere üç tarafının bulunduğu da açıklanmıştır. Faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 sayılı Yasanın 9/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1.maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. Buna göre borçlu, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir. 6361 sayılı Yasanın 9/2. ve TBK'nın 188/1.maddesi karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyiniyetli ya da kötüniyetli olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. 6361 sayılı Yasanın 9/3. Maddesi ise, faktoring işleminin yukarıda belirtilen tarafları dışında kalan kambiyo borçluları bakımından uygulanabilecek bir hükümdür. Başka bir anlatımla, faktoring işleminin dışında bir kambiyo borçlusu varsa (keşideci, lehdar veya ciranta) onlar hakkında 6361 sayılı Yasanın 9/3. maddesi hükmü uygulanacaktır. Somut durumda, davacı dava dışı ...'e bir iş için kullanacağını ve iade edeceğini söylemesi üzerine bedelsiz çek verdiğini iddia etmiş olmakla, bu iddia dava dışı kişiye hatır çeki verildiği yönündedir. Factoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'iler davalı şirkete karşı ileri sürülebilecek olup somutta da davacı hatır çeki olduğu, çek karşılığı mal teslimi bulunmadığı iddiasını davalıya karşı dermeyan edebilecektir.
Ancak, kural olarak çek, bir ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde bir karine mevcuttur. Bu karinenin aksini iddia eden davacı, çeklerin bedelsiz olarak verildiğini ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delille ispatlamakla yükümlüdür. Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 15/05/2017 tarih, 2016/15867 esas ve 2017/3820 karar sayılı ilamı; 18/09/2017 tarih, 2016/10462 esas ve 2017/5933 karar sayılı ilamı; 11/05/2017 tarih, 2016/17472 esas ve 2017/3672 karar sayılı ilamı.
Davacı hatır çeki verdiğini iddia etmiş ancak bu iddiasına dayanak ne yazılı ne başka surette hiçbir delil sunmamıştır. Davacının, çeki verdiği kişiye karşı ileri sürebileceği ve ileri sürdüğünde de yazılı olarak ispat etmesi gereken hatır çeki ve bedelsizlik def'i, temlik alan davalı factoring şirketine karşı ileri sürüldüğünde ispat yükü davacı üzerindedir. Oysa somut durumda, çekin hatır çeki olduğu ve bedelsiz olduğu iddiası davacı tarafından ispat edilememiş, buna karşın davalının çeki mevzuata uygun olarak edindiği bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir.
Bu nedenle, davacının ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
1.Davanın reddine,
2.Alınması gerekli 35,90 TL harcın peşin alınan harçtan mahsubu ile bakiye kısmın 492 sayılı Yasanın 31.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı yana iadesine,
3.Davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, harçlandırılan dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 4.200,00TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5.Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333.maddesi ile Yönetmeliğin 207.maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi.11/12/2018 Katip ... Hakim ...