Aramaya Dön

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2017/714
Karar No
K. 2018/1213
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2017/714
KARAR NO: 2018/1213
DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/08/2017
KARAR TARİHİ: 26/12/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalı-kredili müşterisi; ... Ltd. Şti. arasında, Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca, müvekkili banka ile çalışmaya başladığını, iş bu sözleşmede diğer davalılar; ... ve ...'in, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını ve kendisine verilen krediyi kullandıklarını, ancak borcunu ödemediğini, söz konusu sözleşmenin verdiği yetkiye dayanılarak, borcunu ödemeyen borçlunun hesabının kat edildiğini ve alacağın ödenmesi için, ... Noterliği'nin, 29/04/2016 tarihinde, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile borçlulara hesap kat ihtarı keşide edildiğini, iş bu ihtarname ile davalıların kullanmış olduğu; ... hesap no.lu, Kredili Mevduat sebebi ile borçların hesap özeti ile birlikte bildirildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine, alacağın tahsil için, ....ncü İcra Müdürlüğünün, ... E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalıların (borçlular) bu kez icra takibi ile talep olunan borcun tamamına ve fer'ilerine itiraz ederek, kendilerinin bankaya herhangi bir borcu bulunmadığının beyanı ile takibi durdurduğunu, sonuç olarak bu sebeplere binaen, (fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile) haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini, icra takibinde talep edilen meblağ ve faiz oranı üzerinden takibin devamını, % 20 inkar tazminatını, vekalet ücreti ve dava masraflarının karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle, müvekkili şirket ... Ltd. Şti.'nin paslanmaz çelik sektöründe tanınmış ve ciddi cirolar yapan bir firma olduğunu, müvekkili şirketin bütün bu olumsuzluklara ve aleyhine açılmış birçok dava olmasına rağmen bugün dahi aynı piyasada ticari iş yapmakta olduğu hiçbir firmaya borcu bulunmadığını, takipte belirtilen asıl borç miktarının tarafların ticari defterlerinin incelenmesini ve uzman hesabını gerektirdiğini, asıl alacak miktarının uzman hesabını gerektirmesi nedeniyle bu alacağa işleyecek faizin de bilinmesinin imkansız olduğunu, taraflar arasındaki alacak belirli ve likit olmadığından, borç miktarının belirlenmesi yargılanmayı gerektirdiğinden davacı tarafın icra-inkar tazminatı talebinin reddinin gerektirdiğini, sonuç olarak bu nedenlerle, haksız ve kötü niyetli davanın reddini, kötü niyetli açılan davada, lehlerine talep edilen kısmın %20'si kadar kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; GKS'den kaynaklı alacak istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası celp edilmiştir. Anılı takip dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine 5.288,57 TL asıl alacak ve 451,66 TL işlemiş faiz ve 22,58 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 5.762,81 TL alacağın takip tarihinden itibaren (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) işleyecek temerrüt faizi ile takip başlatıldığı, davalı takip borçlusunun borca ve borcun ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.

Mahkememizce delillerin ibrazını müteakip, gerekli deliller celp edilerek dosyamız arasına girmiştir.

Davalı/ takip borçluları tarafından öncelikle icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmiş ise de İİK'nın 50. maddesinin HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yaptığı, kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 17. maddesi bağlamında taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yetkili mahkeme ve icra müdürlüklerinin İstanbul olarak kararlaştırılmış olması nedenleriyle somut olayda yetki şartı itibariyle İstanbul icra müdürlüğünün yetkili olduğu anlaşılmakla, davalıların yetki itirazının yerinde olmadığına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi ... marifetiyle hazırlanan 27/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı ...Ş.nin, ... Şubesi ile davalı kredili müşterisi; ... Ltd. Şti. arasında, diğer davalılar; ... ve ...'in, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer aldığı, 26.01.2010 tarihli ve 50.000-TL tutar üzerinden, Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalılar ... ve ... tarafından 26.01.2010 tarihli ve 50.000-TL bedelli, Genel Kredi Sözleşmesi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmış olup sorumluluk üstlendiklerini, söz konusu Genel Kredi sözleşmesine istinaden, davalı kredi borçlusu; ... Tic. Ltd. Şti. lehine, davacı banka (İmes Ticari Şube) tarafından, ... Ref. No.lu, nakit Ticari «Kredili Mevduat Kredisi» hesabı açılarak kullandırıldığını, Kredili Mevduat Hesabı işleyişi; Vadesiz Mevduat Müşterisinin talebi üzerine, bankalar tarafından belirlenen kredi ilimiti çerçevesinde, hesapta para bulunmaması ya da hesap bakiyesinin yeterli olmadığı hallerde, müşterinin nakit çekim, eft, havale, çek ödemesi vs. her türlü ödemelerinin karşılandığı ve gün içerisinde eksi bakiyeye dönen kredilenen tutarların belirlenen faiz ve ferileri ile ödenen bir kredi türü olduğunu, bilindiği gibi, Bankaların Muhasebe Uygulamalarına ilişkin usul ve esaslar hakkındaki yönetmelik, 5411 sayılı yasanın 37, 39, 42, 93 ve 95.nci maddeleri kapsamında hazırlanmış olup, "...bankaların; muhasebe ve raporlama sisteminde şeffaflık ve tekdüzenin sağlanması, işlemlerinin kayıt dışında kalmasının önlenmesi, faaliyetlerinin gerçek mahiyetlerine uygun olarak sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi, zorunluluk haline getirilmiştir." denildiğini ve bu cümleden olarak, muhasebe yazılım programları ile ekstreler kayıt altına alındığını ve bilgisayarlarda online olarak, banka genel müdürlükleri ve şubeler arasında koordineli olarak denetim altında olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin, "Banka Defterleri ve kayıtlarının kesin delil olacağı" başlığı altındaki, 43.1. maddesinde (aynen); "Banka ile Müşteri arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıklarda Bankanın defter kayıt ve belgelerinin geçerli olacağını ve uyuşmazlıkların bunlara dayalı olarak çözümleneceğini, bunlara karşı her türlü itiraz hakkından peşinen feragat ettiğini ve Banka kayıtlarının kesin delil teşkil edeceğini, dava halinde Banka defterlerinin usulüne uygun tutulduğu hususunda yemin teklif hakkından feragat ettiğini Müşteri kabul ve beyan eder." hükmünün, delil anlaşması niteliğinde bulunduğundan, incelemelerinde, davacı banka'nın ibraz edilen ekstre kayıtları/hesap özetlerinin esas alındığını, buna göre, huzurdaki davaya konu olan, ... Ref. No.lu, Kredili Mevduat Hesabı; davacı banka tarafından, 01.01.2016 tarihi ile 30.08.2016 takip hesaplarına aktarım tarihine kadar olan süreyi kapsayan, 6 sahifeden oluşan, kredili Mevduat hesabı ekstrelerinin tetkikinde; ihtilaflı döneme ilişkin ekstre kayıtları, denetime açık olarak, tablo şeklinde sunularak gösterildiğini, 29/04/2016 kat tarihi itibariyle yapılan hesaplamanın; Krediye uygulanacak akdi faiz oranının tespitinin; taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin, "faiz" başlığı altındaki 4. ncü maddesinde geçtiğini, davacı bankanın dayanak faiz genelgesinin tablo şeklinde sunulduğunu, diğer taraftan, Ticari Kredili Mevduat Hesabı ile Ticari Kredi Kartı ile ilgili olarak; 2 Ağustos 2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun ile 5464 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik ile TCMB'ye verilen bireysel kredi kartları azami faiz oranlarını belirleme görevinin kapsamı kurumsal kredi kartlarını da içerecek şekilde genişletildiğini, böylece bireysel kredi kartlarına ilave olarak, kurumsal kredi kartı azami akdi ve gecikme faiz oranları da belirlenerek ilan edilmeye başladığını, bu çerçevede, 3 Ağustos 2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair 2013/10 sayılı Tebliğ ile 5 Ağustos 2013 tarihinden geçerli olmak üzere kurumsal kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlan hakkında, bireysel kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarının uygulanmasının hüküm altına alındığını, bu düzenlemeler sonrasında, kurumsal kredi kartlarına uygulanan faiz oranları 2013 yılı Temmuz ayı itibarıyla yüzde 49,6'dan, 2013 yılı Ağustos ayı itibarıyla yüzde 27,8'e düştüğünü, tablo olarak sunulduğu şekliyle görüleceği üzere, 05.08.2013 tarihinden itibaren, Kurumsal Kredi Kartlarına, 5464 Sy.lı Kredi kartları yasasının, 26.ncı maddesi, 3.ncü bendinin uygulanacağının belirtildiğini, buna göre; 5464 sayılı yasanın 26/3. maddesine gore, T.C.Merkez Bankasının üçer aylık dönemlerdeki faiz duyurularının tablo şeklinde sunulduğunu ve buna göre, davacı banka uygulaması gibi, dava konusu kredi hesabına, yıllık % 24,24 Akdi Faiz oranı uygulanarak hesaplama yapılacağını, yapılan hesaplamanın tablo şeklinde sunulduğunu ve 29/04/2016 Kat tarihi itibariyle davacı bankanın, davalılardan olan alacağının 4.946,27 TL olarak hesaplandığını, davacı bankanın .... Noterliğinin 29.04.2016 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesini, davalı kredi borçlusu; ... Ltd. Şti. ile diğer davalı/Müteselsil Kefiller; ... ve ...'e, gönderdiğini, ilgili ihtarnamenin tablo şeklinde sunulduğunu, söz konusu ihtarnamenin tebliğ şerhine göre, her üç davalıca, ihtarname, tebligat kanununu hükümlerine göre, 02.05.2016 tarihinde tebliğ edilmiş olup, verilen 24 saatlik mehil süresi sonunda, 04.05.2016 tarihi itibariyle temerrütlerinin oluştuğunu, temerrüt tarihi itibariyle yapılan hesaplamanın tablo şeklinde sunulduğunu ve toplam 4.963,76 TL olarak belirlendiğini, bilindiği gibi, kefilin, kefalet limitinden ve kendi temerrütünden sorumlu olup, davalı kefiller; ... ve ...'nin sözleşmedeki kefalet tutarının hesaplanan borcun üzerinde olması nedeniyle, borçtan ve kendi temerrütlerinden sorumlu olacağını, davacı bankanın, huzurdaki davaya konu olarak; davalılar; asıl kredi borçlusu; .... ve Tic. Ltd. Şti. İle davalı Müteselsil Kefiller; ..., ve ... hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün, ... Esas sayılı icra dosyasından, 09.12.2016 takip tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak, fazlaya ilişkin her türlü talep, takip ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, Alacaklı Banka tarafından, kredi sözleşmelerine bağlı olarak borçlular lehine tesis edilen ve kullandırılan kredilerden kaynaklanan ve 29.04.2016 tarihli ihtarnameye konu, varsa ihtardan sonra yapılan ödemeler düşüldükten sonra, ... No.lu Tek Hesaptan kaynaklanan; 5.288,57 TL Asıl Alacak (Kredili Mevduat Hesabı) 451,66 TL İşlemiş Faiz (İhtarname tarihinden itibaren yıllık % 24.24 faiz oranı üzerinden işlemiş temerrüt faiz toplamıdır.) 22,58 TL. Faizin %5 Gider Vergisi olmak üzere toplam 5.762,81 TL banka alacağının asıl alacak kısmına, takip tarihinden itibaren yukarıda belirtilen oranlarda işleyecek (T.B.K.m.l00'deki hakları saklı kalmak kaydıyla) temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi, icra harç ve masrafları, avukatlık ücretleri ile birlikte tahsili talebi olduğunu, kefilin, kefil olduğu borçlardan sorumlu olduğunu, harca esas değerin 5.762,81 TL olduğunu, yukarıdaki bölümde, 04.05.2016 temerrüt tarihi itibariyle, davacı bankanın, davalılardan olan asıl alacak tutarı; 4.963,76 TL. olarak hesaplanmış olup, bu tutara 09.12.2016 Takip tarihine kadar olan sürede, davacı banka talebi gibi, temerrüt faizi olarak, yıllık % 24,24 Akdi faiz oranı üzerinden, faiz ve sözleşmeye göre de, faizin %5 gider vergisi eklenerek ve ayrıca davacı bankanın ekstre kayıtlarında gösterilen 30.08.2016 tarihli, alacak kaydı TBK Md.100 Kapsamında, tenzil edilerek, yapılan hesaplamada; 09.12.2016 takip tarihi itibariyle, davacı banka nakit alacağı; "Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla," 4.963,76 TL asıl alacak, 360,82 TL faiz + 18,04 TL BSMV, 5.342,62 TL toplam tutar hesaplandığını, davalılar; icra takibinde talep edilen toplam alacağa itiraz ettiklerinden, hesaplanan toplam 5.342,62 TL üzerinden itirazlarının iptali ile icra takibine devam edilmesinin mahkememizin takdirlerinde olduğunu, ayrıca takip tarihinden itibaren borç ödeninceye kadar 4.963,76 TL asıl alacak tutarı üzerinden talep nazara alınarak, yıllık % 24,24 temerrüt faizi oranı üzerinden faiz ve gider vergisi talep edilebileceğinin mahkememizin takdirlerinde olduğunu, sonuç olarak davacı bankanın huzurdaki davaya konu olarak davalı asıl kredi borçlusu ... Ltd. Şti. İle davalı Müteselsil Kefiller; ... ve ... hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün, ... Esas sayılı icra dosyasından 09.12.2016 takip tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ... kredili mevduat kredisinden 4.963,76 TL asıl alacak, 360,82 TL faiz + 18,04 TL BSMV, 5.342,62 TL toplam tutar hesaplandığını, davalılar; İcra takibinde, talep edilen toplam alacağa itiraz ettiklerinden, hesaplanan toplam 5.342,62 TL üzerinden itirazlarının iptali ile icra takibine devam edilmesinin mahkememizin takdirlerinde olduğunu, ayrıca takip tarihinden itibaren borç ödeninceye kadar 4.963,76 TL asıl alacak tutarı üzerinden talep nazara alınarak, yıllık % 24,24 temerrüt faizi oranı üzerinden faiz ve gider vergisi talep edilebileceğinin mahkememizin takdirlerinde olduğunu..." mütalaa ettiği görülmüştür.

Dava; GKS kapsamında kullandırılan genel nakdi kredinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali isteminden ibarettir. Huzurdaki davada uyuşmazlığın; davacı bankanın davalılardan GKS'den kaynaklı kullandırılan kredi nedeniyle alacaklı olup olmadığı, temerrütün oluşup oluşmadığı, alacağın miktarına ve uygulanacak faiz oranına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce icra edilen yargılama ve tüm dosya mündericatından edinilen vicdani kanaat gereğince; mübrez kök raporla davalıların dayanak genel kredi sözleşmesi istinaden sorumluluğunun bulunduğunun belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen genel kredi ve teminat sözleşmesinin “Tebligat ve yetkili imzalarda değişiklik ” başlıklı 48. maddesinin; “Taraflar, işbu sözleşmede yer alan hususların yerine getirilmesi ve gerekli tebligatın yapılabilmesi için bu sözleşmenin ilgili maddelerinde yazılı Türkiye içindeki adreslerini İİK 21. maddesi ve 148/a maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla kanuni ikametgahları kabul ettiklerini, belirtilen yerde adres yazılmaması halinde, Ticaret Sicil dosyalarındaki son adreslerinin veya banka tarafından son olarak hesap özeti gönderilen adreslerinin muhtarlıkta kayıtları bulunmasa bile yasal ikametgahları olduğunu; bu adreslere gönderilecek tebligatların kendilerine yapılmış sayılacağını; bu bözleşmenin banka dışında kalan tarafları ileride diğer bir kanuni ikametgah belirlemeleri halinde, bu yeni adresi derhal noter aracılığıyla, taahhütlü olarak, telgrafla veya güvenli elektronik imza ile bankaya bildirmeyi, bildirmedikleri takdirde bu sözleşmede yazılı adreslerine gönderilecek her türlü tebligatın bu adreslere ulaştığı tarihte kendilerine tebliğ edilmiş sayılacağını kabul ve taahhüt ederler.” şeklinde düzenleme altına alındığı; İcra İflas Kanunu'nun 68/b maddesinin; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.” şeklinde hüküm altına alındığı, bu suretle belirtilen yasal düzenleme ile kredi sözleşmesi hükümleri nazara alınarak, davalı kefiller adına çıkartılan hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edildiği, ayrıca alacak miktarının yanlar arasındaki sözleşme, kredi ilişkisi ve bankacılık mevzuatına uygun olarak belirlendiği dolayısıyla mahkememizce denetlenen raporun hükme esas alınabileceği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası kapsamında davacıların davalılardan takip tarihi itibari ile 4.963,76-TL asıl alacak, 360,82-TL işlemiş faiz, 18,04-TL BSMV olmak üzere toplam 5.342,62-TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki davalıların itirazlarınnı iptali ile takibin asıl alacak 4.963,76-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık % 24,24 oranında temerrüt faizi ve % 5 BSMV uygulanmak sureti ile takibin aynı kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya dair istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile, ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası kapsamında davacıların davalılardan takip tarihi itibari ile 4.963,76-TL asıl alacak, 360,82-TL işlemiş faiz, 18,04-TL BSMV olmak üzere toplam 5.342,62-TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki davalıların itirazlarınnı iptali ile takibin asıl alacak 4.963,76-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık % 24,24 oranında temerrüt faizi ve % 5 BSMV uygulanmak sureti ile takibin aynı kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya dair istemin reddine,

2.Davalıların, alacağın % 20'si oranında 1.068-TL icra inkar tazminat ile sorumlu tutulmalarına,

3.Alınması gereken 364,95-TL harçtan peşin alınan 69,91-TL harcın mahsubu ile bakiye 295,34-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafça yapılan 31,40-TL başvuru harcı ve 69,61-TL peşin harç olmak üzere toplam 101,01-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafça yapılan toplam 772-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 715,71-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6.Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 2.180-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7.Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 420,19-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

8.Tarafların yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının, hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgili taraflara iadesine; iade giderinin ilgili tarafça yatırılan avanstan karşılanmasına,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/12/2018 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair 2013/10 sayılı Tebliğ ile 5 Ağustos 2013 tarihinden geçerli olmak üzere kurumsal kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlan hakkında, bireysel kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarının uygulanmasının hüküm altına alındığını, bu düzenlemeler sonrasında, kurumsal kredi kartlarına uygulanan faiz oranları 2013 yılı Temmuz ayı itibarıyla yüzde 49,6'dan, 2013 yılı Ağustos ayı itibarıyla yüzde 27,8'e düştüğünü, tablo olarak sunulduğu şekliyle görüleceği üzere, 05.08.2013 tarihinden itibaren, Kurumsal Kredi Kartlarına, 5464 Sy.lı Kredi kartları yasasının, 26.ncı maddesi, 3.ncü bendinin uygulanacağının belirtildiğini, buna göre; 5464 sayılı yasanın 26/3. maddesine gore, T.C.Merkez Bankasının üçer aylık dönemlerdeki faiz duyurularının tablo şeklinde sunulduğunu ve buna göre, davacı banka uygulaması gibi, dava konusu kredi hesabına, yıllık % 24,24 Akdi Faiz oranı uygulanarak hesaplama yapılacağını, yapılan hesaplamanın tablo şeklinde sunulduğunu ve 29/04/2016 Kat tarihi itibariyle davacı bankanın, davalılardan olan alacağının 4.946,27 TL olarak hesaplandığını, davacı bankanın .... Noterliğinin 29.04.2016 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesini, davalı kredi borçlusu; ... Ltd. Şti. ile diğer davalı/Müteselsil Kefiller; ... ve ...'e, gönderdiğini, ilgili ihtarnamenin tablo şeklinde sunulduğunu, söz konusu ihtarnamenin tebliğ şerhine göre, her üç davalıca, ihtarname, tebligat Kanunu 5411 sayılı yasanın 37, 39, 42, 93 ve 95.nci maddeleri kapsamında hazırlanmış olup, "...bankaların; muhasebe ve raporlama sisteminde şeffaflık ve tekdüzenin sağlanması, işlemlerinin kayıt dışında kalmasının önlenmesi, faaliyetlerinin gerçek mahiyetlerine uygun olarak sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi, zorunluluk haline getirilmiştir." denildiğini ve bu cümleden olarak, muhasebe yazılım programları ile ekstreler kayıt altına alındığını ve bilgisayarlarda online olarak, banka genel müdürlükleri ve şubeler arasında koordineli olarak denetim altında olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin, "Banka Defterleri ve kayıtlarının kesin delil olacağı" başlığı altındaki, 43.1. maddesinde (aynen); "Banka ile Müşteri arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıklarda Bankanın defter kayıt ve belgelerinin geçerli olacağını ve uyuşmazlıkların bunlara dayalı olarak çözümleneceğini, bunlara karşı her türlü itiraz hakkından peşinen feragat ettiğini ve Banka kayıtlarının kesin delil teşkil edeceğini, dava halinde Banka defterlerinin usulüne uygun tutulduğu hususunda yemin teklif hakkından feragat ettiğini Müşteri kabul ve beyan eder." hükmünün, delil anlaşması niteliğinde bulunduğundan, incelemelerinde, davacı banka'nın ibraz edilen ekstre kayıtları/hesap özetlerinin esas alındığını, buna göre, huzurdaki davaya konu olan, ... Ref. No.lu, Kredili Mevduat Hesabı; davacı banka tarafından, 01.01.2016 tarihi ile 30.08.2016 takip hesaplarına aktarım tarihine kadar olan süreyi kapsayan, 6 sahifeden oluşan, kredili Mevduat hesabı ekstrelerinin tetkikinde; ihtilaflı döneme ilişkin ekstre kayıtları, denetime açık olarak, tablo şeklinde sunularak gösterildiğini, 29/04/2016 kat tarihi itibariyle yapılan hesaplamanın; Krediye uygulanacak akdi faiz oranının tespitinin; taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin, "faiz" başlığı altındaki 4. ncü maddesinde geçtiğini, davacı bankanın dayanak faiz genelgesinin tablo şeklinde sunulduğunu, diğer taraftan, Ticari Kredili Mevduat Hesabı ile Ticari Kredi Kartı ile ilgili olarak; 2 Ağustos 2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun ile 5464 sayılı Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu K5411 md.1 K6495 md.26/3 İİK md.21 HMK md.17 İİK md.50
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog