(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/5673 E. , 2013/16466 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın önlenmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı elatmanın önlenmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, muarazaanın meni ve kira sözleşmesinin belirsiz süreli kira sözleşmesine dönüştüğünün tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde taraflar arasında akdedilen 10 yıllık kira sözleşme süresinin 24.05.2011 tarihinde sona ermesine rağmen süre dolmadan ya da İ.İ.K. 272 maddesi gereği süre dolduktan sonra bir ay içinde taşınmazın tahliyesi istenmediğinden B.K.
263.md. uyarınca kira sözleşmesinin belirsiz süreli kira sözleşmesine dönüştüğünü, kira süresinin uzamasından yaklaşık yedi ay sonra taşınmazın tahliyesinin talep edildiğini belirterek, muarazaanın meni ve kira sözleşmesinin belirsiz süreli kira sözleşmesine dönüştüğünün tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili,davacının fuzuli şagil olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.'nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1 / a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Dava, muarazaanın meni ve kira sözleşmesinin belirsiz süreli kira sözleşmesine dönüştüğünün tespiti istemine ilişkin olup, uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesi gereğince kira süresinin devam edip etmediğinin tespiti ile davalı idarenin tahliye isteyip isteyemeyeceği husundadır. Davanın, 6100 Sayılı HMK.'nun yürürlüğe girmesinden sonra 22.12.2011 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemenin yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereği dava dilekçesini görev yönünden ret ederek görevsizlik kararı ile dosyayı görevli Sulh Hukuk Mahkemesine göndermesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.