17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2012/12025 E. , 2013/4721 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın park halinde bulunmakta iken davalı Musa'nın işleteni olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek sigortalıya ödenen 8.089 TL araç hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, ilanen davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalıya ait araç sürücüsünün %100 kusuru uyarınca davanın kabulü ile 8.089 TL.nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazası nedeniyle ödenen araç hasar bedelinin kusurlu araç işleteninden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davalının araç ruhsat kaydında yer alan adresine çıkarılan dava dilekçesi tebliğinin iade edildiği, mahkemece kolluk araştırması yapılarak adresinin tespit edilemediği gerekçesiyle davalıya ilanen tebligat yapılmışsa da, yapılan tebligat usulüne uygun değildir. Davalının temyiz dilekçesinde belirttiği adresine usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanması, savunma ve delillerinin tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan davalının savunma hakkını kısıtlar şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Kabule göre de, davalı temyiz dilekçesinde aracı kaza tarihinden önceki bir tarihte noterde sattığını belirtmiş olup, noter satış sözleşmesini de dilekçesine eklemiştir. Mahkemece tarafların satışına esas teşkil eden Antalya 10.Noterliğine ait 17.10.2005 tarihli satış evrakının onaylı suretinin ilgili noterlikten getirtilerek davalının işleten sıfatının bulunup bulunmadığının tartışılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması da doğru olmamıştır.