3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2019/2935 E. , 2019/11314 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1.Sanık ...'in temyiz dışı sanık ... ile birlikte iştirak halinde yaralama eylemi neticesinde katılan ...'da 4 adet kesici alet yaralanmasının meydana geldiği,... Devlet Hastanesinin 15.01.2014 ve 16.01.2014 tarihli raporlarında “Sol omuz üzerinde 2 cm kesi, sol arka hemitoraksta 3 adet 2 cm'lik kesi, sol pnömotoraks, hematoraks nedeniyle hayati tehlikenin mevcut olduğunun bildirildiği ancak meydana gelen yaralanmalardan hangisi veya hangilerinin hayati tehlike oluşturduğunun açıklanmamış olması karşısında, katılana ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kesin raporları ile varsa film ve grafilerinin temini ile Adli Tıp Kurumundan, katılandaki her bir yaralanmanın niteliği ve ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olup olmadıkları hususunda ayrıntılı rapor alınarak, sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2.Sanığın katılana karşı eyleminin yaralama suçu olarak kabulü halinde ise; sanık hakkında TCK'nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak TCK'nin 61 ve TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Aralarında önceye dayalı husumet bulunan sanık ve katılan arasında suç tarihinde meydana gelen ve tarafsız görgü tanığı bulunmayan olaya ilişkin olarak alınan adli raporlarda karşılıklı yaralanma bulgularına yer verilmiş olması, tarafların olayın başlangıcına ilişkin anlatımlarında farklılık bulunması ve sanığın aksi ispatlanamayan savunması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 - 238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği durumlarda, sanık lehine TCK'nin 29.maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarih ve 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararı uyarınca sanık hakkında düzenlenen iddianamede sevk maddeleri arasında 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesi gösterilmediği halde, sanığa ek savunma hakkı verilmeden uygulama yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,
5.5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezasına TCK'nin 87/1-d. maddesi gereğince 1 kat artırım yapılarak 2 yıl 12 ay hapis cezası bulunduktan sonra TCK'nin 87/1-son maddesi uyarınca cezanın 5 yıla yükseltilmesi gerekirken, doğrudan 5 yıl hapis cezası tayini,
6.Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 23.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.