Esas No
E. 2013/8959
Karar No
K. 2013/16200
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2013/8959 E.  ,  2013/16200 K.

"İçtihat Metni".......

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7nci maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanunla getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolmasıyla hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanunun kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunun 5inci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanunun 3üncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar İçin geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yada çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.

Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifadeyle sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

Davalı işverene ait işyerindeki çalışması nedeniyle verilen işe giriş bildirgesi öncesinde kalan ve 01.01.1981-01.10.1981 tarihleri arasındaki bölüme ilişkin çalışma süresinin ise, davacı murisinin, davalı işverene ait işyerinde geçen çalışmasının 28.02.1983 tarihinde son bulduğu gözetildiğinde, davalı işveren tarafından verilmiş ./.. -2- işe giriş bildirgesinden önceki döneme ilişkin olup, yukarıda belirtilen yasa hükmü doğrultusunda Kurum tarafından herhangi bir biçimde tespit edilmemiş olan ve 01.10.1981 tarihi öncesi dönemde kalan çalışma süresi tespiti isteminin, 28.02.1983 olan işten çıkış tarihiyle, davanın açıldığı 07.11.2008 tarihleri arasında yasada öngörülen hakdüşürücü sürenin fazlasıyla geçtiği gözetilerek, reddine karar verilmesi gereğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün (1). bendindeki, “Davanın Kabulüne” ifadesinin silinerek, yerine, “Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddine” ifadesinin yazılmasına, (2). bendinin tamamen silinerek yerine "Davacının 01.10.1981-28.02.1983 tarihleri arasında 11964.31.01 sicil numaralı işyerinde Kurumca bildirilen ve tespitinde hukuki yarar bulunmayan süreler dışlanmak suretiyle kesintisiz çalıştığının tespitine" ifadesinin yazılmasına, (5.) bendine "reddedilen kısım yönünden 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine" cümlesinin eklenmesine , gerekçenin de bu esasa göre düzeltilmesine ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.........

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog