Esas No
E. 2019/1668
Karar No
K. 2019/4427
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2019/1668 E.  ,  2019/4427 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi

SUÇ: Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: İstinaf isteminin esastan reddine

a, Bozma

İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2018 gün, 2017/189 Esas ve 2018/369 sayılı kararı ile sanıklar R.. J.. ve ... hakkında mağdurlar S.. A.. ve ......'ye yönelik, yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine karşı, sanıklar ve savunmanları tarafından CMK 272 ve müteakip maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna başvurması üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 08/01/2019 gün, 2018/3750 Esas ve 2019/67 sayılı karar ile, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden KESİN olmak üzere; nitelikli yağma ve nitelikli yağmaya kalkışma suçları yönünden ise TEMYİZ yolu açık olmak üzere “İstinaf başvurusunun esastan reddine" karar verildiği; anılan karar, sanıklar savunmanları tarafından usulüne uygun ve sanık R.. J.. savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

İlk derece Mahkemesi tarafından, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hükümlerin niteliği ve tayin olunan cezaların miktarı itibariyle 5271 sayılı CMK’nin 286/2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olmayıp temyiz kanun yolu açık kararlardan olduğunun anlaşılması karşısında; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi’nin, anılan suç yönünden kanun yoluna müracaat yollarının “kapalı ve hükmün kesin” nitelikte olduğuna ilişkin kararının hukuken yok hükmünde bulunduğu kabul edilip, sanıklar savunmanlarının temyiz istemlerinin, nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını kapsadığı belirlenerek;

Sanık R.. J.. hakkında, her iki mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme ilişkin olarak duruşmalı; sanıklar R.. J.. ve ... hakkında, nitelikli yağma suçu ile sanık ... hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden duruşmasız olarak yapılan incelemede; I- Sanık ... savunmanının temyiz isteminin incelenmesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen kararın, sanık ...’e bulunduğu ceza infaz kurumunda 30.01.2019 tarihinde, sanığın vekaletnameli savunmanı Av. N.. Ş..’e ise 05.02.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; 5271 sayılı CMK'nin elektronik işlemler başlıklı 38/A maddesinde; "(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır. (2) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP’tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir. (3) Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir. (4) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenli elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez. (5) Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi halinde UYAP’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir. (6) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlarda, mühürleme işlemi ile kanunlarda birden fazla nüshanın düzenlenmesini öngören hükümler uygulanmaz. (7) Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belge veya kararlar, yetkili kişilerce taranarak UYAP’a aktarılır ve gerektiğinde ilgili birimlere elektronik ortamda gönderilir. (8) Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hallerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim,

Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanır ve mühürlenir. (9) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter. (10) Yargı birimlerinin ihtiyaç duyduğu nüfus, tapu, adlî sicil kaydı gibi dış bilişim sistemlerinden UYAP vasıtasıyla temin edilen bilgi, belge ve kayıtlar, zorunlu olmadıkça ayrıca fiziki olarak istenilmez. UYAP’tan dış bilişim sistemlerine gönderilen bilgi ve belgeler ayrıca zorunlu olmadıkça fiziki ortamda gönderilmez. (11) Ceza muhakemesi işlemlerinin UYAP’ta yapılmasına dair usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir" şeklinde düzenleme yer almaktadır.

Temyiz davasına konu somut dava dosyasında; sanık ... savunmanı Av. N.. Ş..’in, 19.02.2019 tarihini yazdığı temyiz dilekçesini, UYAP Avukat Portalı’ndan 25.02.2019 saat: 12:36:16’da İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunduğunun anlaşılması karşısında; sanık savunmanının, yasal süresinden sonra vaki temyiz isteminin CMK'nin 298. maddesi uyarınca REDDİNE,

II- Sanık R.. J.. savunmanının, mağdur Hussain Mohnamad Hafidy Al Bahraini'ye yönelik yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; mağdur S.. A..’ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda, temyiz dilekçesinde ve duruşmada hukuka aykırı olduğu ileri sürülen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular, CMK'nin 288 ve 289. maddeleri kapsamında incelenip görüşüldü; Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunmalar doğrultusunda yapılan değerlendirilmede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanık R.. J.. hakkında, istinaf isteminin esastan reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık R.. J.. savunmanının temyiz dilekçesinde ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü itirazların CMK'nin 302/1. maddesi gereğince reddiyle, sanık R.. J.. hakkında her iki mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden duruşmalı; mağdur Hussain Mohnamad Hafidy Al Bahraini'ye yönelik yağma suçu yönünden ise duruşmasız olarak temyiz incelemesi yapılan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

III- Sanık R.. J.. savunmanının, mağdur S.. A..’ya yönelik yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının duruşmasız olarak yapılan incelemesine gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Oluş ve dosya içeriğine göre; sanığın, mağdur S.. A..’ya karşı gerçekleştirdiği eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı;

Temyiz davasına konu Daire kararında; “Sanıkların bu eylemlerinin teşebbüs aşamasında kalmış olması nedeni ile bu suçlardan kurulan cezalarında TCK'nin 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına da yasal imkan bulunmadığı halde, ilk derece mahkemesince bu sanıkların bu mağdura karşı eylemleri nedeni ile kurulan cezalarda etkin pişmanlık hükümleri nedenleri ile cezalarının 1/3 oranında indirilmesinin, sanıkların lehine hukuka aykırılık husule getirilmiş olduğu.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/03/2008 gün, 2008/6-47 Esas ve 2008/43 Karar sayılı kararı ile açıklanan atıfet kuralı gereğince, sanığın yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak lehine olan hukuki sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, ceza adaletinin ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağının belirtilmekte olduğu,

Bu duruma göre; sanıklar R.. J.. ve K.. S.. haklarında mağdurlardan ...’ye karşı nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde teşebbüs hükümlerinin uygulanmaması ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması sureti ile husule getirilen hukuka aykırılıklar nedeni ile sanıklara tayin olunan cezalara bakıldığında etkin pişmanlık nedeni ile sanıkların cezalarının 1/3 oranında indirilmiş olduğu, teşebbüs nedeni ile de sanıkların bu eylemini varmış olduğu bu aşama ve suçtan doğan zarar gözetilerek 1/3 oranında indirilmesinin hukuka uygun olacağı değerlendirilmekle mezkur hukuka aykılıklar atıfet kuralı gereğince, ELEŞTİRİLMEKLE YETİNİLMİŞTİR.” denilmiş ise de; Somut olaya uygulanması gereken ceza normlarının doğru tespiti ile buna göre uygulanması gerektiği yönündeki temel prensip dikkate alınmadan, sanığın savunma hakkının kısıtlanıp, hak ihlaline neden olmak suretiyle, yazılı şekilde karar verilmesi,

2.Kabule göre de; teşebbüs aşamasında kalan suç nedeniyle, TCK'nin 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının bulunmadığının gözetilmemesi;

Bozmayı gerektirmiş, sanık R.. J.. savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık R.. J.. hakkında, yakınan S.. A..’ya yönelik yağma suçundan kurulan ve duruşmasız olarak temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakların korunmasına, bozmanın, temyiz incelemesi yapılmayan sanık ...’e sirayetine, CMK'nin 7165 sayılı Kanun ile değişik 304. maddesi gereğince, dosyanın İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’ne; kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine ilişkin oy birliğiyle alınan karar, 25.09.2019 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Cihan Kahraman'ın katıldığı oturumda, sanık R.. J.. savunmanının yüzüne karşı açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog