Esas No
E. 2014/9691
Karar No
K. 2015/31090
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

10. Ceza Dairesi         2014/9691 E.  ,  2015/31090 K.

"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında Antalya 5. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 30.04.2014 tarihinde 2014/53 esas ve 2014/431 karar sayı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararın kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 05.09.2014 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece sanığın TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmiştir.

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında; «Dosya kapsamına göre, mahkemece kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu kabul edilen, tüm aşamalardaki savunmalarında uyuşturucu madde kullanmadığını beyan eden ve bunun aksini gösteren herhangi bir delil de bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesi uyarınca tedaviye hükmedilemeyeceğinin, sadece denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, belirtilen kararının bozulması istenmiştir.

28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin değiştirilmiş olması karşısında; Mahkemece, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca, sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirmesi mümkün görülmüştür.

19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde; uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, seçenekli uygulamalar öngörülmüştür Mahkemece TCK'nın 191. maddesindeki seçeneklerden biri tercih edilirken, yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesi, gerekçenin sanığın kişilik özellikleri, davranışları ve mahkemenin gözlemine dayanması gerekmektedir.

Mahkemece gerekçe gösterilmiş ise gösterilen gerekçenin yerinde olup olmadığı olağan yasa yolu incelemesinde denetlenebilir ise de, olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma isteği üzerine denetlenemez. Ancak Mahkemece hiç gerekçe gösterilmemiş ise bu durum kanun yararına bozma konusu yapılabilir. Diğer yandan, açıkça yasaya aykırı olan veya kendi içinde çelişen bir gerekçe, gerekçe sayılmaz.

Somut olayda, uyuşturucu madde kullanmadığını söyleyen sanığın, uyuşturucu madde kullandığının kabul edilip edilmediği Mahkemece kararda belirtilmediğinden; öncelikle sanığın uyuşturucu madde kullandığının kabul edilip edilmediğinin gerekçesiyle birlikte gösterilerek, sonucuna göre TCK'nın 191. maddesinde öngörülen seçenek uygulamalardan birine göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbar yazısında ileri sürülen düşünceler bu nedenle yerinde olduğundan; Antalya 5. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 30.04.2014 tarihli, 2014/53 esas ve 2014/431 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 20.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.