19. Ceza Dairesi
19. Ceza Dairesi 2016/15228 E. , 2018/10324 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
İşgal ve faydalanma suçundan kurulan hükme ilişkin kararın gerekçe kısmında sanık hakkında objektif ve subjektif şartların gerçekleştiğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı belirtilmesine rağmen hüküm kısmında koşulları oluşmadığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması,
Kabule göre de;
1.Suç tarihinde 65 yaşını doldurmuş olan sanık hakkındaki kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilirken, TCK'nun 50/3. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerekirken, doğrudan TCK'nun 50/1-a maddesi uyarınca uygulama yapılması,
2.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir. Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca sabit tesis değeri üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.