3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : 26/07/2017 tarihinde ...'e ait ve onun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline ait ...'in sevk ve idaresinde olan ... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin, kazanın meydana geldiği ... ilinden ... İlçesi yönünde kendi şeridinde trafik kurallarına uygun bir şekilde ilerlemekte iken, 39,4. km'de ... mahallesinde aynı istikamete seyir halinde olan ...'in trafik kurallarına aykırı bir şekilde şerit değiştirmesi esnasında müvekkilinin aracına sağ ön taraftan çarptığını ve maddi hasar meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, davalı ... şirketinin 25.07.2017-25.07.2018 tarihleri arasında geçerli olan ... poliçe no'lu ZMMS poliçesi nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusuru ile neden olduğu maddi hasardan sorumlu olduğunu, husumetin davalı ...Ş.'ye kazaya sebep olan ... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi sıfatıyla yöneltildiğini, davalı 25.07.2017-25.07.2018 tarihleri arasında geçerli olan ... poliçe no'lu "Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası" ile ... plakalı aracın sigortasını üstlenmesi ve sigorta riskinin gerçekleşmesi nedeni ile maddi zarardan sigorta teminatları dâhilinde sorumlu olduğunu, davalı açısından "zarar ve sigorta" arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğunu, müvekkiline ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafı, ...'da bulunan ... Motorlu Araç Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen 23.10.2017 tarihli Bilirkişi raporu ile KDV dahil 3.630,29 EUR olarak tespit edildiğini, müvekkilinin hasar ihbarı üzerine 15.03.2018 tarihinde davalı ... tarafından 217,57 EUR tutarında kısmi ödemede bulunulduğunu, kısmi ödeme sonrasında alacağın 3.412,72 EUR asıl alacak üzerinden devam ettiğini, davalı zarar görene gerçek zararını ödemek zorunda olduğundan hasar bedeline yansıyacak KDV miktarını da ödemek zorunda olduğunu, müvekkilinin aracı yabancı plakalı olup müvekkilinin daimi ikametgâhının da Almanya olduğundan araçtaki zarar da Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkiline ait araçta meydana gelen zararın tespiti amacıyla alınması zorunlu bilirkişi raporunun tanzimi için müvekkiline 545,44 EUR ödemede bulunulduğunu, bu meblağın fiili ödeme günü tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden yargılama giderlerine dâhil edilerek hüküm altına alınması gerektiğini, davalı ... şirketinin temerrüde düştüğünü, davalı ... şirketinin muhtemel süre uzatım talebinin reddi gerektiğini beyan ile, haklı davanın kabulünü, 3.412,72 EUR maddi tazminatın davalı ... şirketinden temerrüde düştüğü 13.09.2018 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsilini, müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği 545,44 EUR'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalıdan tahsilini, kanuni vekâlet ücretinin KDV hariç olarak hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesi, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davaya konu, ... plaka sayılı aracın müvekkil Sigorta Şirket nezdinde ... Poliçe Nolu 25/07/2017-25/07/2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalısının ispatlanabilen kusur oranına göre 3. kişilerde meydana gelen zararlar yönünden sigorta teminatına alındığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; hasar bedeli müvekkili şirket tarafından 23.03.2018 tarihinde ekte sunulan eksper raporuna göre 1.050 TL olarak davacıya ödenmiş olup müvekkili şirketin bu konuda poliçeden doğan tüm yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacının dilekçesinde belirtilen tutarların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili sigorta şirketi poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirmiş olup hasar bedeline yönelik olarak başkaca herhangi bir ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, davacı tarafın aldırmış olduğu ekspertiz raporu ve içeriğinin kabulünün mümkün olmadığını, usule uygun olmayan bir şekilde hasar hesaplattırıldığını, davacının ödemiş olduğunu belirttiği 545,44 EUR üst sınırı aşan fahiş bir bedel olduğunu, bu bedelden müvekkili sigortacı şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davacının davasının reddi gerektiğini beyan ile, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu meydana geldiği iddia olunan araç hasar bedelinin, karşı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkindir.
Mahkememizce 06/08/2019 tarihinde bilirkişiden aldırılan kök raporun sonuç kısmında; dava konusu araç sürücüsü (... plaka sayılı ... marka/tip 2013 model otomobil sürücüsü) ...’in kusursuz olduğu, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü (... plaka sayılı otomobil sürücüsü) ...’in %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı aracın davalı ... Şirket nezdinde 25/07/2017-25/07/2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, dava konusu ... plaka sayılı ... Marka/Tip, 2013 model araçta meydana gelen toplam hasar tutarının yurt dışı tamir ve rayiç bedelleri dikkate alındığında serbest piyasa koşullarında kaza tarihi itibariyle (KDV dahil) 15.075,49 TL olabileceği, hasar tespiti ile ilgili antetli expertiz bedeli olduğu anlaşılan, 23/10/2017 tarih ve ... fatura nolu KDV dahil 545,44EUR (Fatura tarihi itibariyle TCMB döviz kuruna (4,3589) göre 2.377,52 TL) bedelli belge bulunduğu, faiz miktarı ile ilgili hesaplamanın uzmanlık alanım dışı olduğu, görüş ve kanaati rapor edilmiştir. Sunulan raporun usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek, rapora itirazların reddi ile davalı vekilinşin yeniden rapor alınması talebinin reddine karar verilmiştir.
Her türlü çelişkiden uzak usul ve yasaya uygun rapor hükme esas alınmıştır.
KTK 90. Md. hükmüne göre ; “Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.„ şeklindeki düzenleme ile trafik kazasından kaynaklanan tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde BK.nun haksız fiile ilişkin hükümlerine atıf yapılmıştır. 6098 TBK 49 ve müteakip maddeleri gereğince meydana gelen kaza sebebiyle zarar görenin mal varlığında meydana gelen eksilme zararlarını isteyebileceği gibi, dolaylı olarak uğradığı zararlar da zarar verenden istenebilecektir. Buna göre; sigorta şirketi değer kaybından sigortalısının/sürücünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olabilecektir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmesi neticesinde; davacıya ait ... yabancı plakalı araç ile davalı nezdinde 25/07/2017-25/07/2018 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesi ile sigortalı ...'e ait ve onun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında 26/07/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ... plakalı araçta hasar oluştuğu, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün bilirkişi raporunda tespit edilen kazanın oluş şekli itibariyle Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-a maddeleri uyarınca %100 oranında kusurlu olduğu, davalı ... şirketinin KTK'nın 91. maddesi gereği poliçe limiti dahilinde, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile davacıya vermiş olduğu doğrudan zararlardan sorumlu olduğu, teknik bilirkişi tarafından raporda Yargıtay içtihatları uyarınca yapılan tespite göre hasar bedelinin yurt dışı tamir ve rayiç bedelleri dikkate alındığında 15.075,49 TL olduğu, poliçe tanzim tarihi itibariyle hasar bedelinin Yargıtay içtihatları uyarunca tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalıya yapılan başvuru tarihinden 8 gün sonra gerçekleşen temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca kamu bankalarının Euro cinsinden uyguladığı en yüksek 1 yıl vadeli mevduat faizi ile birlikte 3.412,72-Euro tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ekspertiz ücreti talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde bilirkişi ücreti talep etmiş ise de, dava değeri olarak sadece hasar bedelinin belirtildiği ve harcın da bu miktar üzerinden yatırılmış olduğu görüldüğünden bu konuda karar verilmemiştir.
1.Davanın KABULÜNE,
Davacının 3.412,72-Euro hasar bedeline ilişkin talebinin 13/09/2018 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca kamu bankalarının Euro cinsinden uyguladığı en yüksek 1 yıl vadeli mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2.Karar ve ilam harcı 1.646,31-TL'den peşin alınan 411,58 TL harcın mahsubu ile kalan 1.234,73-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
3.Davacı tarafından yapılan 700,00 TL bilirkişi ücreti, 406,00-TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.106,00-TL yargılama gideri ile 447,48-TL ilk harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.892,08-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/11/2019 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)