17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2012/7941 E. , 2013/3530 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline trafik (ZMSS) sigortalı aracın karıştığı kazada araçta seyahat eden ve yaralanan kişi tarafından aleyhe açılan dava ve yapılan icra takibi üzerine davacı tarafından 63.772,90 TL. tazminat ödendiğini, davalının aynı aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasını temin etmesi nedeniyle dava konusu zararın öncelikle davalı tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek belirtilen meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Beyoğlu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/219 Esas sayılı dosyasından davacı tarafından yapılan ek ödemeden dolayı ve aynı nedene dayalı olarak davalı aleyhine açılan dava bu dosya ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir. Mahkemece toplanan delillere göre, asıl dava yönünden; BK.nun 66.maddesi uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, birleştirilen dava yönünden; BK.nun 62.maddesi uyarınca davanın esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, araçta yolcu olarak bulunan kişinin trafik kazası sonucu yaralanması üzerine aracın ZMSS sigortası poliçesini düzenleyen davacı sigortacı aleyhine açtığı dava ve yapılan takip sonunda tazminat ödeyen davacının 4925 Sayılı Karayolu taşıma Kanunu gereğince, aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta poliçesini temin eden davalı ... şirketi aleyhine açtığı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1.) Asıl dava yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Türk Ticaret Kanunu'nun 1268. maddesinde "sebepsiz yere ödenmiş sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil, sigorta sözleşmesinden doğan bütün mutalebeler (talep hakkı) iki yılda zamanaşımına uğrar" hükmüne yer verilmiş, 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 24.maddesinde de “Bu Kanuna göre yapılan sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan her türlü tazminat davası, hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zarara neden olan olay tarihinden itibaren on yıl sonra zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğmakta ve Türk Ceza Kanununda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmekte ise tazminat davasında bu ceza zamanaşımı uygulanır. Sorumlu kişi hakkındaki zamanaşımını kesen sebepler, sigorta şirketi hakkında da uygulanır. Sigorta şirketi hakkında zamanaşımını kesen sebepler sorumlu kişi hakkında da uygulanır. Sorumluluk sigortasında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; davacı ... şirketi, aleyhine açılan dava ve yapılan icra takibi üzerine 07.1.2009 tarihinde ödediği tazminat bedeli için 22.12.2010 tarihinde rücu davası açmış olup olayda iki yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından mahkemece yargılamaya devam edilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı olarak davanın BK.nun 66. maddesi kapsamında değerlendirilip zamanaşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2.) Birleştirilen dava yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 19/3. maddesinde “Meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Bu sorumluluk sigortası ile karşılanamayan zararlar için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre yapılması zorunlu olan malî sorumluluk sigortasına müracaat edilir.” hükmüne yer verilmiş olup, davacının rücu talebinin dayanağını anılan yasa hükmü oluşturduğundan, davacının ilam ve takip gereğince ödediği tazminat yönünden rücu talebi bu kapsamda değerlendirilmesi gerekirken, hatalı olarak BK.nun 62. maddesine göre değerlendirme yapılarak davanın esastan reddi yönünde hüküm kurulması da isabetli değildir. SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.