4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2019/5667 E. , 2019/17625 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık ...’nın sanık sıfatıyla verdiği 26.01.2015 havale tarihli dilekçesi ile kendisi hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümleri temyiz ettiği, katılan ... ile katılan sanık ... vekilinin, müvekkilerine yönelik eylemleri nedeniyle sanık ..., ... ve ... hakkında tehdit suçlarından, ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümleri katılanlar vekili, sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükmü de sanık müdafii sıfatıyla temyiz ettiği, sanıklar ..., ... ile ... hakkında hakaret suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edilmediği ve sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yalnızca itiraz yolu açık olup itiraz merciince başvurunun değerlendirilip kararın kesinleştiği anlaşıldığından bu husus inceleme dışı bırakılarak dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A-Sanıklar ... ile ...'nın üzerine atılı tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde; Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılanlar ... ile ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Sanık ... ile sanık ...'nın üzerine atılı tehdit, hakaret suçlarından kurulan hükümleri ile sanık ...'nın üzerine atılı tehdit suçunda kurulan hükmün temyizinde;
1.Sanık ...'in katılan ...'yı, sanık ...'nın katılan ...'i, sanık ...'nın da katılanlar ... ile katılan ...'ı tehdit ettikleri iddiasının sanıklar tarafından reddedilmesi, katılanların aşamalardaki çelişkili ve soyut beyanları dışında dosyada her türlü şüpheden uzak, yeterli ve somut delil bulunmadığı ve kabule göre de sanık ...'nın da söylediği iddia ve kabul edilen "...karakola nasıl adam verilir göreceksiniz, bana Hiko derler, ben senin gibi naylon kabadayı değilim, kabadayıyım" şeklindeki sözün TCK'nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden yetersiz ve yerinde olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında tehdit suçundan yazılı şekilde hükümler kurulması,
2.(1) nolu bozmaya uyularak sanıklar ... ile ... haklarında atılı tehdit suçlarından beraat kararı verilmesi halinde sanıklar ... ile ...'nın üzerine atılı TCK'nın 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçlarının CMK'nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla aynı Kanunun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu,
3.Kabule göre de; a-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanıklara isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, b-Taraflar arasında husumet bulunduğu ve suçların da bu nedenle işlendiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında; haksız tahrik hükümlerinin uygulanması açısından ilk haksız eylemin kimden kaynaklandığının araştırılması, tespit edilemediği takdirde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, c-Adli sicil kaydı uyarınca engel hali bulunmayan, savunması talimat yoluyla başka bir hakim tarafından alındığı için, karar veren hakim tarafından duruşmadaki tutum ve davranışları izlenemeyen, dosyaya yansıyan olumsuz bir kişiliği de tespit edilemeyen, "fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki iyi hali lehine" takdiri indirim kabul edilerek TCK'nın 62. maddesi uygulanan sanık ... hakkında dosya kapsamına uygun düşmeyen ve yasal olmayan gerekçelerle 5237 sayılı TCK'nın 51 ve 5271 sayılı CMK'nın 231. maddelerinin uygulanmaması, d-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.