19. Ceza Dairesi
19. Ceza Dairesi 2019/30564 E. , 2019/14903 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararların niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: I)Suçtan zarar gören idare vekilinin sanık ... hakkında kurulan red hükmüne ve diğer sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Duruşmadan haberdar edildiği halde usulüne uygun şekilde katılma talebinde bulunmadığı için katılan sıfatını alamayan suçtan zarar gören gümrük idaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II)Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Dosya kapsamından suç tarihinin 12/10/2012, 15/04/2013, 10/06/2013, 21/10/2012 ve 31/10/2012 tarihleri olduğunun anlaşılması karşısında gerekçeli karar başlığında 06/09/2012 olarak gösterilmesi,
2.Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında belirlenen temel cezada TCK'nin 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; hükümlerden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinde değişiklik yapıldığı gözetilerek, sanıkların kaçak olarak ülkeye sokulan suça konu eşyayı ticari maksatla bulundurmak eyleminden dolayı 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesindeki "Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar arttırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz." şeklindeki düzenlemeye göre 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/5-10. maddeleri ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddelerinin ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un belirlenmesi zorunluluğu,
3.4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'da düzenlenmiş olan ve kısaca "tütün, tütün mamulleri ve alkol ürünlerinde bandrol, etiket, hologram, pul, damga ve benzeri işaret bulundurma zorunluluğuna aykırılık" olarak tanımlanan suçla korunan hukuki yarar, öncelikle tütün, tütün mamulleri ve alkol ürünlerinin ithali, satışı, üretimi, ticareti ve tüketiminin belirli kurallara bağlanılarak bireylerin yaşam haklarının güvenceye alınmasıdır. Bununla birlikte, bu ürünler üzerinde bulundurulması gerekli bandrol ve benzeri işaretlerle Devletin vergi, harç vb. Şekilde ortaya çıkan mali yararlarının da korunması amaçlanmaktadır. Bu itibarla tütün, tütün mamulleri ve alkol ürünlerinde bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulundurma zorunluluğuna aykırılık suçlarının mağdurunun da Devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan ve yaşam hakkını koruma yükümlülüğü altındaki bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada sanıklar ... ve ... hakkında 07/03/2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine Ardahan Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2013/220 Esas ve 2015/457 Karar sayılı hükme ilişkin dosyanın incelenmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/373327 Tebliğname numarasıyla kayıtlı olduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyanın akıbeti araştırılarak, mümkün ise iş bu dava ile birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve haklarında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
4.15/04/2013 tarihinde sürücülüğünü ...'in yapmış olduğu ... ile ...'nin yolcu olarak içinde bulunduğu ... plakalı aracın uygulama noktasında durdurulması üzerine araçta yapılan aramada 3 adet valiz içerisinde sanıklar ... ve ...'ın diğer sanıklara temin ettiği toplam 1400 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği olayda Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/314 Esas, 2015/212 Karar sayılı dosyasından verilen mahkumiyet hükmünün 02/12/2019 tarihinde Dairemizce incelenerek bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, her iki dava arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu dikkate alınarak davaların birleştirilmesi ile delillerin birlikte takdiri sonucu sanıklar ... ve ...'ın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
5.12/10/2012 tarihinde ... isimli şahıstan 90 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmesine ilişkin olayda sanıklar ... ve ...'nin bahse konu kaçak sigaraları ... isimli şahsa temin ettiği ve sanık ... hakkında Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/798 Esas ve 2013/45 Karar sayılı dosyasından verilen beraat kararının temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde 5607 sayılı Kanun'un 4/2 maddesi uyarınca arttırım yapılamayacağının gözetilmemesi,
6.Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. Sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ..., ..., ..., ... ve sanık ... müdafiinin, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, tebliğnameye aykırı olarak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.