7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2015/24812 E. , 2019/37881 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I) Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçirilen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük Müdürlüğü'nün davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz olup, hükmü temyize hak vermeyeceğinden, Gümrük Müdürlüğü adına Hazine vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Sanık ...'ün temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Ele geçen eşyanın niteliğine ve suç tarihine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından, sanık hakkında temel cezanın teşdiden belirlenmesi sırasında hapis cezasının 1 yıl yerine 1 ay olarak yazılması maddi hata kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır
1.Suç konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı olmayan Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca;
1.Hükmün müsadereye ilişkin bendinin hükümden çıkarılarak yerine "suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine" ifadesinin eklenmesi,
2.Hükümden vekalet ücretine ilişkin fıkranın çıkartılması ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III) Sanık ...'in temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Ele geçen eşyanın niteliğine ve suç tarihine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilerek;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 11/02/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 01/03/2013 olduğu, Dairemizin 19/02/2018 tarih ve 2015/4854 E., 2018/1584 K. sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilen Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/4854 E- 2018/1584 K. sayılı dosyasında suç tarihinin 07/08/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 11/03/2013 olduğu, Yapılan UYAP sorgulamasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/38909 sırasında kayıtlı İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/65 Esas - 2015/404 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 20/12/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 05/04/2013 olduğu, Aynı gün incelenen Dairemizin 2016/3813 Esas sırasında kayıtlı İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/539 Esas- 2014/170 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 07/02/2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 03/04/2013 olduğu, Aynı gün incelenen Dairemizin 2018/12619 Esas sırasında kayıtlı İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/1085 Esas- 2014/959 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 08/02/2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 14/10/2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi, kesinleşen dosyanın aslı ya da onaylı örneğinin dosya arasına alınması, kesinleşen dosya yönünden mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 27/11/2019 tarihinde II nolu karar yönünden oyçokluğu, diğer yönlerden oy birliğiyle karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından temyizi üzerine bozulması yerine sayın çoğunluğun düzeltilerek onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Aracında 378 karton bandrolsüz ve gümrük kaçağı sigara ele geçirilen sanık hakkında mahkemece suç tarihine göre 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinden hüküm kurulması yerine, uygulama yeri bulunmayan 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinden hüküm kurulurken temel ceza 1 ay hapis ve 30 gün adli para cezası olarak belirlenmiş, hapis cezasının paraya çevrilmesinde ise süre 1 yıl olarak alınmıştır. Sayın çoğunluk ile aramızdaki görüş ayrılığı hapis cezasının 1 ay olarak belirlenmesinin basit hesap hatası olup olmadığı ve hapis cezasının paraya çevrilmesinde esas alınacak sürenin mahkemece 1 ay olarak kabul edilen temel ceza üzerinden mi, yoksa maddi hata olarak kabul edilerek 1 yıl üzerinden mi olacağı konusudur. Mahkeme temel hapis cezasını hataya düşerek kanuna aykırı bir şekilde sanık lehine 1 ay olarak belirlemiştir. Hapis cezasının paraya çevrilmesi işlemine esas alınacak süre artık sanık lehine olan 1 aydır. Bunun basit maddi hata olarak kabul edilmesi sanık aleyhine bir durum oluşturmaktadır. Dolayısıyla hukuka aykırı olan yerel mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi yerine, usul ve yasaya uygun olmayan kararının düzeltilerek onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 27.11.2019