16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2017/6259 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/09/2017
NUMARASI : 2016/773 E. - 2017/592 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Kandıra İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı bononun kambiyo senedi vasfında bulunmadığını, bonodaki tanzim tarihinde tahrifat yapıldığını, krimonoloji labaratuvarından rapor alındığında tahrifat yapıldığının tespit edileceğini, bu şekilde tanzim tarihinin ödeme gününden evvel hale getirildiğini, tanzim tarihinde tahrifat olmadığı düşünülse bile takip dayanağı bonoda tanzim tarihinin 02/06/2010 olduğunu, bu tarihin ödeme gününden sonra ki bir tarih olması bononun kambiyo vasfını kaldıracağını, bonoda usulüne uygun lehdar ismi bulunmadığını belirterek; davalıya borçlu bulunmadıklarının tesptini, davacını zararının karşılanmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı aleyhine başlatılan icra takibinde davacı tarafa gönderilen ödeme emrinin tebliğine rağmen borç ödenmeyince davacının gayrımenkulleri üzerine haciz konulduğunu, davacının haciz konulan mallarının satışı yapılacakken davacının bu malları öz kardeşine sattığını, davacının mal kaçırmak için yaptığı bu işlemlerin tapudan gelen kayıtlardan anlaşılması üzerine kıymet takdiri ve haciz işlemlerinin davacı ve gayrımenkullerin yeni sahibi olarak tapuda görünen kardeşi yönünden devam ettiğini, davacının bu sefer de müvekkili hakkında Kocaeli CBS ' ye nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğunu, söz konusu şikayetle ilgili kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiğini, davacının bundan sonra da çeşitli şekillerde icra takibini sürüncemede bırakmak için her türlü girişimde bulunduğunu ancak taleplerinin reddedildiğini, öncelikle davanın zaman aşımı yönünden reddinin gerektiğini, işin esasına girilecek olursa esas yönünden de davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....bononun önceki tanzim tarihinin 02/06/2001 olduğu, tanzim tarihindeki düzeltmede paraf bulunmadığı için düzeltmenin yapılmamış sayılacağı ve tanzim tarihinin 02/06/2001 olarak kabulünün gerektiği, senetteki tanzim tarihindeki değişikliğin senedin geçerliliğini etkilemediği, davacının bedelsizlik iddiasını ispat edemediği, davalının kötü niyetli hamil olduğunun iddia ve ispat edilmediği, davalının iyi niyetli hamil olarak kabulünün gerektiği, davacının yemin deliline de dayanmadığı ayrıca, önceki ticari defterlere ait ara karardan dönülerek, lehdarın ve dava dışı ...' in ticari defterlerinin incelenmesinin ve senedin bu defterlerde kayıtlı olmamasının sonucu değiştirmemesi nedeniyle davaya bir etkisinin olmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip dayanağı bononun kambiyo senedi vasfında olmadığını, bonoda düzenleme tarihi olan 02.06.20011 tarihindeki 20011 rakamının sonundaki '1' rakamı '1' iken tahrifat yapılarak "0" rakamına çevrildiğini, Adli Tıp Kurumu'nun raporuna göre de bu durumun sabit olduğunu, Senette yapılan tahrifat ile tanzim tarihinin ödeme gününden evvel hale getirildiğini, gerek Yargıtay'ın 12.Hukuk Dairesi'nin, gerek diğer daireler gerekse HGK. bonolarda tanzim tarihinin hiç olmaması ya da vade tarihinden sonraki bir tarih olması halinde bononun kambiyo senedi vasfını yitereceği ve kambiyo senetlerine mahsus takibe konu edilemeyeceği gerekçesiyle takibin iptaline veya menfi tesbit davasının kabulü gerektiğine dair çok sayıda kararı olduğunu, Takip dayanağı bonoya göre vade tarihinin 09.10.2010 olup tanzim tarihinin vadeden sonra ki bir tarih olan 02.06.20011 tarihi iken birler basamağında ki "1" tahrifat neticesi "0"a dönüştürülerek vadeden önceki bir tarihe dönüştürülerek bonoya geçerlilik kazandırıldığını, Mahkemenin maddi hata sonucu tahrifatın bulunduğu ancak sonuca etkili olmadığı sonucuna vardığını, Tanzim tarihinin 02.06.20011(yirmibinonbir) iken 20010(yirmibinon)a tahrifatla çevrildiğini, tahrifatın çıplak gözle görüldüğünü, takip alacaklısının bu durumu bilebilecek durumda olduğunu, kötüniyetli olduğunu, takibin iptali kararıyla birlikte haksız icra tazminatı da ödemesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir.