3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2020/6295 E. , 2020/9548 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Sanık hakkında tayin edilen cezanın tür ve miktarına göre sanık müdafiin duruşma isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Katılan hakkında Ordu Devlet Hastanesince düzenlenen olay tarihli geçici raporda "kafa alından başlayan orta hat boyunca kafa tam ortasından geriye doğru uzanan (her iki pariatel kemik orta hattı) 8 cm.'lik kesi, şişlik, basit tıbbi müdahale ile giderilmez." şeklinde değerlendirmede bulunulduğu, Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanınca düzenlenen 27.07.2015 tarihli raporda "frontal solda kaş mediali süperiordan başlayıp vertikal uzanan 6,5 cm. sütüre kesi ve etrafı abrazyon mevcut, yaşamı tehlikeye sokmamıştır, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, yüzde sabit eser için yaralanmadan sonra en az 6 (altı) ay geçmesi gerekmektedir." şeklinde belirtilmesine rağmen, Ordu Devlet Hastanesinin Plastik Cerrahi uzmanınca düzenlenen 16.11.2015 tarihli olay tarihi üzerinden 6 ay geçmeden alınan ''alında sabit 2 cm.'lik iz" mevcut olduğuna ilişkin raporunun hükme esas alındığı, söz konusu raporun olay tarihi üzerinden 6 ay geçmeden alınmış olması nedeniyle ve yaranın niteliği ve sözel diyalog mesafesinden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta fark edilip edilmediği gibi hususlarda da içeriği yetersiz olup, Adli Tıp kriterlerine uygun olmadığı anlaşıldığından, katılanın, tedavi evrakları, geçici ve kesin raporları ve varsa grafileriyle birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda ve 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde kesin raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Tarafların aşamalardaki beyanları ve alınan doktor raporlarına göre sanıkların karşılıklı birbirlerini yaralamaları şeklinde gerçekleşen ve görgü tanığı bulunmayan olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli 2002/4-238 Esas - 2002/367 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
3.Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.