17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2020/800 E. , 2020/5342 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin desteğinin yolcusu olduğu araca, davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortalı aracın sürücüsünün çarpması sonucunda desteğin öldüğünü, davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu açıklayıp 76.244,50 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada desteğin öldüğünü açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece talebin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı taraf hükmün temyizinde, davacı tarafça aynı olay sebebi ile müvekkili aleyhine Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince 2009/91 Esas sayılı dosya ile yapılan yargılama sonunda müvekkili aleyhine tazminata karar verildiğini, hükmedilen tazminatların takibe konulması nedeni ile müvekkilince icra takip dosyasına ödeme yapılığını, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava ile eldeki bu davanın taraflarının, taleplerin ve dava sebebinin aynı olduğunu, kesin hüküm sebebi ile eldeki bu davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
6100 sayılı HMK’nın kesin hükmü düzenleyen 303. maddesinde (1086 sayılı HUMK 237. md) “(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. “ hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükme göre kesin hükmün söz konusu olabilmesi için daha önce açılarak hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olan davanın tarafları, dava sebebi ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davanın talep sonucunun aynı olduğu ikinci bir dava açılması gerekir.
Buna göre davalının savunması üzerinde durularak Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde yargılaması yapılan 2009/91 Esas sayılı dava dosyasının eldeki bu dava yönünden kesin hüküm oluşturup oluşturmadığının değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Bozma ilamının neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.