15. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2018/1608
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/03/2018
NUMARASI: 2017/349 Esas, 2018/274 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili, sözleşme bedeli ödenmesine rağmen sözleşmeye konu makinelerin teslim edilmediğini, bu nedenle davalı yükleniciye ödenen tutarın iadesinin gerektiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, ayrıca davacının taraf sıfatının bulunmadığını, talep edilen tutarın haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalının icra dairesinin yetkisine itiraz etmemiş olması nedeniyle icra dairesinin yetkili hale geldiği, bu davanın da icra takibinin devamı niteliğinde olması nedeniyle mahkemenin yetkisine itirazın da reddi gerektiği, davalının asıl alacağa yönelik itirazında da haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olmasının yetkisiz mahkemeyi yetkili kılmayacağını, davanın esasına ilişkin verilen kararın da hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. İtirazın iptali davalarında icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olması sadece icra dairesinin yetkisinin kesinleşmesini sağlayacak, davalı tarafın mahkemenin yetkisine itiraz hakkını ortadan kaldırmayacaktır(Yargıtay 15.Hukuk Dairesi’nin 10/06/2014 tarih 2013/6765 E., 2014/4007 K. sayılı ve 17/02/2009 tarih 2008/905 E., 2009/839 K. sayılı emsal kararları). Somut olaya döndüğümüzde, davalı tarafça icra dairesinin yetkisine itiraz edilmediği, ancak yasal sürede sunulan cevap dilekçesi ile gerek HMK 6. m. gerekse HMK 10.m. uyarınca Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu ileri sürülerek yetki itirazında bulunulduğu görülmüş olup, bu durumda mahkemece davalının mahkemenin yetkisine itirazının ilgili yetki kuralları gereğince değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin, istinaf talebinin usul yönünden kabulü ile, usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-3. bendi gereğince kaldırılarak, davalının mahkemenin yetkisine itirazı hakkında inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra, oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.