2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2020/31133 E. , 2021/8188 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.01.2007 tarih ve 2007/3-9 Esas, 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK'nın 232/6 ve 34/2. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesine göre kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şekli kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın hüküm tarihinde başka suçtan cezaevinde tutuklu olarak bulunduğunun anlaşılması karşısında,
CMK’nın 263/1.maddesi gereğince hüküm fıkrasına ‘tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurulabileceğinin’ de belirtilmesi gerektiği gözetilmeyerek sanığın yanıltıldığı; ayrıca “Tebligat tarihinde cezaevinde bulunan sanığa tebliğ edilen karar içeriği okunup, anlatılmak” suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında; cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen 02/04/2012 günlü tebligat belgesi içeriğine göre, tebliğ işleminin CMK'nın 35/3. maddesinde öngörülen usule uygun olmadığından geçersiz olduğu, sanığın yokluğunda verilen hükmü 17/04/2012 günü bizzat tebliğ aldığı ve 18/04/2012 günü hükmü temyiz ettiği, yerel mahkemece sanığın temyiz talebinin süreden reddine ilişkin 20/04/2012 tarihli ek kararının da 03/05/2012 tarihinde sanığın aynı adreste birlikte sakin annesine tebliğ edildiği, ancak sanığın adreste bulunmama sebebinin tebligat evrakında belirtilmediği, bu sebeple açıklanan biçimde yapılan ek kararın tebliğine dair işlemin de geçersiz olduğu belirlenmekle; sanığın 26/08/2020 tarihli temyiz isteminin, öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın yakalama emri üzerine alınan 31/12/2011 tarihli savunmasında, duruşmalardan bağışık tutulmayı istediğini beyan etmesi karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; sanığın katılana ait park halindeki aracının kilitli olan kapılarını zorlayıp açtıktan sonra, düz kontak yapmak suretiyle çalıştırarak çalmaya teşebbüs etmesi şeklindeki eyleminin suç tarihi itibarıyla TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/1-e maddesi gereğince uygulama yapılması her iki fıkradaki ceza sürelerinin aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış; 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesinde atıfta bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 14/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.