Esas No
E. 2021/3625
Karar No
K. 2021/9146
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2021/3625 E.  ,  2021/9146 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,

II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz istemlerinin; ilk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra katılanın 26.11.2020 tarihinde yerel mahkemeye sunmuş olduğu dilekçeden de anlaşılacağı üzere, dosya kapsamındaki zararının tamamının taraflarınca giderildiği halde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından göz önünde bulundurulmadığına ve TCK’nın 168. maddesi uyarınca cezasının yarı oranında indirilmediğine, yerel mahkemece TCK’nın 168. madde kapsamında kovuşturma aşamasında zararı gidermesi durumunda cezasının yarı oranında indirilmesi hakkına sahip olan müvekkil sanığa, zararı gidermek istediğini beyan etmesine rağmen, herhangi bir süre tanınmaksızın, tek bir celsede cezalandırılması yönünde hüküm kurulmuş olmasının hukuka aykırı olduğuna, sanıkça suçun ikrar edilerek, karşı tarafın mevcut zararının giderilmesi, müvekkil sanığın iyi niyetle hareket ettiğinin açık göstergesi olduğuna ve bu hususlar dikkate alınmadan salt sanığın adli geçmişi nazara alınarak müvekkil sanık hakkında TCK 62. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanığın İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından karar celsesi olan ilk celse alınan savunmasında, mağdurun suça ilişkin zararı varsa karşılamak istediğini ifade ettiği halde sanığa ödeme imkanı verilip makul bir süre de tanınmadan hüküm kurulduğu ve karar tarihinden sonra olan 26/11/2020 tarihinde de mağdurun verdiği dilekçeden anlaşılacağı üzere tüm zararının sanık tarafından karşılandığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Sanığın tekerrrüre esas alınan ve ikinci kez mükerrir sayıldığı Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2019 tarih, 2019/17 Esas , 2019/617 Karar sayılı mahkumiyetine konu ilamındaki TCK’nın 58.maddesinin uygulanmasına ilişkin İzmir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/02/2013 tarih ve 2012/1009 Esas 2013/194 Karar sayılı mahkumiyetinin TCK’nın 191/1. maddesinde belirtilen “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” suçuna ilişkin olduğu ve bu suçun ise hükümden sonra 18/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince, yapılacak uyarlama sonucunda "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ve koşulları gerçekleştiğinde CMK'nın 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca "Davanın düşmesine" karar verileceğinin öngörüldüğü ve UYAP’ta yapılan incelemede sanık tarafından talepte bulunulması üzerine İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/07/2014 tarihli ek kararı ile uyarlama talebi hakkında karar verilmek üzere dosyanın Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği ve bu hususta başka bir karar verilmediği anlaşılmakla, bu ilamla ilgili uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanığın ikinci kez mükerrir sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog