3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2020/5076 E. , 2021/2056 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itrazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 01/01/1999 tarihinden bu yana davalı tarafın muhasebecisi ve mali müşaviri olarak görev yaptığını, davalı tarafın muhasebe ücret alacağını ödemeden herhangi bir sebep gösterilmeden Lüleburgaz 2. Noterliğinin 2474 yevmiye ve 12/04/2010 günlü ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin ödenmeyen, 31.12.2009 tarihi itibariyle bakiye alacak 10.280.00 TL., 01.01.2010-31.03.2010 arası Basit Usul Muhasebe ücreti 7.440.00 TL 01.01.2010-31.03.2010 arası Oda Muhasebe ücreti alacağı 354.00 TL. Sözleşmenin 4/10 maddesi uyarınca 01.04.2010- 31.12.2010 arası Basit Usul Muhasebe Ücreti 22.320.00 TL. ve 1.062.00 TL. Oda Muhasebe Ücreti olmak üzere toplam 41.456.00 TL. muhasebe ücret alacağı olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu beyan ederek davalının itirazı iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacı ile 2010 yılında yapılmış sözleşme olmadığını 2010 yılı için ücret talep edilemeyeceğini, bakiye borç da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile .... İcra Müdürlüğünün 2011/18162 esas sayılı takip dosyasında 18.782 TL asıl alacak, 2.681,13 TL lik faiz yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin tüm taleplerin reddine, tazminat taleplerinin reddine dair verilen karar Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 29/05/2018 tarihli 2015/38514 esas 2018/6337 karar sayılı ilamı ile "mahkemece gerekçesiz bir şekilde ve usulün 297 maddesine aykırı olarak yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada davanın kısmen kabul ile kısmen reddine, davalının ..... İcra Müdürlüğünün 2011/18162 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 41.456.00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa dava tarihi olan 23/03/2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Somut olayda uyuşmazlık davacının 31.12.2009 tarihi itibariyle bakiye alacağının olup olmadığı sözleşmenin feshi tarihine kadar ve fesihten sonraki dönem için sözleşme süresiyle sınırlı olmak üzere ücret talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin incelenmesi gerekir; taraflar arasında 31.01.2009 tarihinde iki ayrı sözleşme imzalanmıştır. 124 sayılı sözleşmenin 4.10. Maddesine göre " taraflar haklı nedenlerle veya karşılıklı rızaları ile aralarındaki sözleşmeyi her zaman feshedebilirler bu takdirde alınmış defter ve belgeler iş sahibine geri verilir. Tarafların tazminat hakkı genel hukuk kurallarına tabidir. Üzerine aldığı işi haklı sebep olmaksızın bırakan meslek mensubu iş için almış olduğu giderleri geri ödemez. Sözleşmenin müşteri tarafından feshi halinde sözleşmede belirtilen bedelinin tamamı meslek mensubuna iş sahibince ödenir.Şu kadar ki meslek mensubunun bu duruma kendi kusur ve ihmali ile yol açmış olmasının yetkili adli mercilerce tespit edilmiş olması kaydıyla ücret geri ödenir 7.1 maddesine göre "meslek mensubunun sözleşmede belirtilen işlerden dolayı sözleşme dönemi süresince alacağı ücret 1 kişi 16,95 TL olup iş sahibi tarafından her ay nakit olarak ödenecektir ( basit usul üyelerin kişi başına aylık 16.95 +%18 KDV) sözleşmenin 8. maddesinin (a) bendinde "iş bu sözleşme anılan yerle sınırlı olmak üzere bir takvim yılını kapsar. İş bu sözleşme 31.01.2009 tarihinde düzenlenmiştir. (b) bendinde sözleşme karşılıklı fesh edilmediği sürece yürürlüktedir. Ancak belirtilen ücret her yıl karşılıklı anlaşmayla yenilenerek sözleşmeye ek yapılarak, yeni sözleşme düzenlenmeden mevcut sözleşme geçerliliğini koruyacaktır. 112 sayılı sözleşmenin 8. ve 4. maddesi 124 sayılı sözleşme ile aynı olup ücrete ilişkin 7. Maddesi farklılık göstermektedir. 112 Sayılı sözleşmenin 7. maddesine göre meslek mensubunun sözleşmede belirtilen işlerden dolayı sözleşme dönemi süresince alacağı ücret aylık 102,00 TL olup iş sahibi tarafından her ay nakit olarak ödenir. 112 ve 124 nolu sözleşmeler birlikte değerlendirildiğinde davacı hem davalı odaya doğrudan muhasebe hizmeti verecek ki buna ilişkin hükümler 112 sayılı sözleşme ile düzenlenmiş hem de davalı odaya bağlı basit usule tabi üyelere hizmet verecek buna ilişkin hükümler de 124 sayılı sözleşme ile düzenlenmiştir. Anılan sözleşmeler 31.12.2009 tarihinde imzalanmış olup, taraflar önceki dönemlere ilişkin yazılı sözleşme sunmamışlardır. Davalı yanca 12.04.2010 tarihli ihtarname ile " odamızın 31.01.1999 tarihli kararla odamız üyesi olan basit usuldeki mükelleflerin defterini tutmak için odamız tarafından sizinle sözleşme imzalanmış ise de odamız 31.03.2010 tarihli kararıyla basit usul mükelleflerin defterleri odamız tarafından tutulacaktır. Bu nedenle odamıza kayıtlı basıt usul mükelleflerin defterlerinin iadesini talep ediyoruz. Ayrıca oda defterlerinin de sözleşmemizin iptali nedeniyle tarafımıza iadesi gerekmektedir" açıklamasıyla davacıyla yapılan sözleşmeleri feshetmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada davacının ücretinin tespiti için 12.08.2013, 10.01.2013 11.06.2014 tarihli bilirkişi raporları alınmış rapor arasında çelişki olması nedeniyle, 19.12.2014 tarihinde hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Hükme esas alınan 19.12.2014 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davacının 2009 yılı itibariyle bakiye alacağının hesaplanmasında; oda yönetimi tarafından basit usule tabi üyelerden davacıya ödenmek üzere yapılan tahsilatların ve bu miktarlardan davacı tarafa yapılan ödemeler sonucu oda uhdesinde kalan bakiye miktarın davacı alacağı olduğunun kabulünün gerekeceği, bu itibarla, davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 2005-2010 dönemine ilişkin oda muhtasar beyannameleri ve gelir- gider tabloları üzerinde yapılan incelemede 2009 yılı alacak bakiyesinin; 14.271,37 TL olduğu talebe bağlılık ilkesi gereği davacı alacağının 10.280.00 TL olduğu, davacının 01.01.2010-31.03.2010 tarihleri arasındaki 3 aylık dönem için ücret alacağının hesaplanmasında; davacı tarafından 2010 yılı için 124 kişinin defterlerinin tutulduğunu beyan ettiği, bu iddiaya karşı davalı tarafından mükellef sayısı yönünden ispatlayıcı hiçbir evrakı ibraz etmeksizin itirazda bulunduğun davacı beyanına bağlı olarak mükellef sayısı 124 kişi olarak kabul edilmesi suretiyle Basit Usulde Muhasebe ücreti alacağının 124 kişi x 20,00 TL. x 3 ay = 7.440,00 TL . aynı dönem için Oda Muhasebe Ücreti olarak 118,00 x 3 ay = 354.00 TL. olmak üzere toplam alacağın 7.794,00 TL. olduğu, davacının 30.03.2010 fesih tarihinden sonraki 01.04.2010/31.12.2010 dönemine ilişkin ücret alacağının hesaplanmasında; taraflar arasındaki sözleşmenin 4.10 maddesi nazara alındığında davacının hizmet verilmeyen 9 aylık ücretlerini talep etme hakkının bulunduğu bu miktarın da Basit Usulde Muhasebe ücreti alacağı 124 kişi x 20,00 TL. x 9 ay = 22.320,00 Oda Muhasebe Ücreti olacağı 118.00 x 9 ay = 1.062.0 =23.382.00 olduğu, anılan miktardan davacının tasarruf ettiği miktarların da mahsubunun gerekeceği, davacının bu hizmeti verebilmesi için, az da olsa deneyimli 1.000.00 TL. ücret seviyesinde ödenecek bir eleman bulundurması, bu elemanın minimum 15 gün süreyle bu işlerle meşgul olması neticesinde elemana 1.000,00/2 x 9 ay = 4.500,00 TL., ayrıca minumum bu işler için harcanması gereken kırtasiye, ofis malzemesi, yol vs. gibi zorunlu giderler için 600,00 TL. bir kısmı tasarruf etmiş olacağından toplamda 5.100,00 TL. tasarrufunun yukarıda hesaplanan bu miktardan tenzili suretiyle bu dönem için davacı alacağının 23.382,00 - 5.100,00 = 18.782,00 TL. alacağının olduğu mütalaa edilmiştir.
Davacı tarafından alacak istemi üç döneme bölünmüştür. İlk dönem 31.12.2009 tarihi itibariyle bakiye alacak olan 10.280,00 TL'nin istemidir. Davacı her ne kadar bu döneme ilişkin talepte bulunmuş ise de söz konusu miktarın ne kadarının oda alacağına ne kadarının basit usule tabi üyelere verilen hizmete ilişkin olduğu konusunda açıklık bulunmamaktadır. Bu hususun tespiti ücretin ve hesaplama şeklinin belirlenmesi noktasında önem arz etmektedir. Bu nedenle mahkemece, öncelikle davacı bakiye ücret alacağının bu yönüyle açıklattırılması gerekmektedir. Bu aşamadan sonra tarafların 31.01.2009 tarihinde yazılı ücret sözleşmesi sundukları bu tarihten önceki döneme ilişkin yazılı ücret sözleşmesi sunamadıkları dikkate alınarak, bakiye alacağın belirlenmesinde; davalı kayıtlarında inceleme yapılıp, davacının sunduğu hesap tablolarıyla karşılaştırılmak suretiyle; davalının 19.12.2014 tarihi rapora itirazında belirttiği teberru ödemesine yönelik itirazı da gözetilerek davacının odaya verdiği hizmet için ve basit usule tabi mükellefler için hangi miktar üzerinden ne kadar ödeme yapıldığının tespit edilmesi ve buna göre bakiye alacağının olup olmadığının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerekmektedir. Hal böyleyken mahkemece anılan yönler gözetilmeden teberru ücreti de hesaba katılmak suretiyle tespit edilen ücretin tamamının muhasebe ücreti olarak kabul edilerek bakiye alacağın belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2.Davacının 30.03.2010 fesih tarihinden sonraki 01.04.2010 -31.12.2010 dönemine ilişkin ücret alacağına ilişkin olarak mahkemece, davacı alacağı 23.382,00 TL olarak kabul edilmiş ise de anılan döneme ilişkin tespit edilen ücretten davacının tasarruf ettiği 5.100,00 TL'nin düşülmesi gerekir. Hal böyleyken mahkemece davacının tasarruf ettiği miktar da düşülerek 01.04.2010 -31.12.2010 dönemine ilişkin ücret alacağının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme nedeniyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
3.Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.