19. Ceza Dairesi
19. Ceza Dairesi 2020/6016 E. , 2021/6269 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1.Sanık hakkında 6831 sayılı Kanunun 93/1 ve 93/2. maddelerindeki '' Bu Kanunun 17 nci maddesinde yasak edilen fiilleri işleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.
İşgal ve faydalanma suçunun yeniden tarla açmak suretiyle veya yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır.'' şeklindeki düzenlemeler doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken uygulama maddesi 6831 sayılı Kanunun 93/1. maddesi gösterilmesine rağmen temel cezanın 3 ay hapis ve 5 gün adli para cezası olarak belirlenmesi,
2.Sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 93/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, eylemin orman örtüsü kaldırılarak yeniden tarla açma şeklinde gerçekleşmesi nedeniyle aynı Kanun'un 93/2. maddesi uyarınca temel cezada bir kat artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Sanığın adli sicil kaydından daha önce 3 aydan fazla hapis cezasına mahkumiyetinin bulunduğunun anlaşılması karşısında; yasal koşullarının oluşmadığından bahisle hakkında hapis cezasının ertelenmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4.Sanık hakkında yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken; zararın giderilmediğinden bahisle bu yönde karar verilmesi,
5.Dairemizin 28.09.2020 tarihli 2020/1515 E. 2020/11589 K. sayılı kararında gerekçeleri belirtildiği üzere; 7188 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK'nin 251/1. maddesi ile; sadece adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda "basit yargılama usulü"nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanunla Ceza Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici 5/(1)-d maddesinde ise; 01/01/2020 tarihi itibarıyla "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş..." dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de,
Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 E. 2020/33 K. sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5/1-d maddesinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibarelerinin, aynı bentte yer alan "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki "basit yargılama usulünün" uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi mecburiyeti,
6.Kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
7.Suça konu yerde bulunan zeytin fidanlarının müsaderesi hususunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.