Esas No
E. 2020/8575
Karar No
K. 2021/2063
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

9. Ceza Dairesi         2020/8575 E.  ,  2021/2063 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Tefecilik yapmak

Hüküm : Mahkumiyet

Dosya incelendi;

Tayin olunan ceza miktarına nazaran sanıklar müdafiinin duruşma talebinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 318. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/04/2016 tarihli ve 2014/118-2016/208 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve suçun Türk Ceza Kanunu'nun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği, bu bağlamda Türk Ceza Kanunu'nun 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı, değişik zamanlarda ve/veya farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması gerektiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günün suç tarihi olduğu, bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden evvel tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianame tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması gerekeceği nazara alındığında, UYAP sisteminde yapılan sorgulamada, sanık ... hakkında aynı suçtan ...

9.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/617 Esas sırasında kayıtlı kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında, anılan davanın akıbetinin araştırılması, derdest ise davaların birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneğinin getirtilerek incelenmesi sonrasında, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde, Türk Ceza Kanunu'nun 3/1 ve 61. maddeleri de nazara alınarak, sanığa TCK'nın 241. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dava dosyasından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden ve dava konusu olaya ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması ve suç tarihinin kesin olarak tespiti açısından, sanıklar ve suçtan zarar görenlerin yeniden beyanlarına başvurulup, ödünç paranın kimden hangi tarihte alındığı, miktarı ve alındığı iddia olunan tarihte faiz kararlaştırılıp kararlaştırılmadığının ayrıntılı olarak sorularak suç tarihinin ve faiz anlaşmasının kesin olarak saptanmasından sonra sanıkların, vergi mükellefi olması halinde ve gerektiğinde hakkında vergi incelemesi yaptırılması, icra müdürlükleri nezdinde alacaklı olduğu takip dosyalarının araştırılıp varsa borçluların faiz karşılığı sanıktan ödünç para alıp almadıkları hususunda tanık olarak beyanlarına başvurulması, faiz karşılığı borç para verip vermediği hususunda detaylı kolluk araştırması yaptırılmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, eksik araştırma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de; Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle TCK'nın 53/1. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 07/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. A. E. A.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog