2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2021/4289 E. , 2021/9480 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemenin 27/03/2012 tarih ve 2012/19 Esas 2012/158 sayılı kararı ile hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği 30/05/2012 tarihinden itibaren 3 yıllık denetim süresi içerisinde 12/07/2012 tarihinde işlediği 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 86/3-e, 31/3. maddelerinde yazılı kasten yaralama suçu nedeniyle bildirim yapılan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 30/01/2015 tarih 2014/98 Esas ve 2015/33 karar sayılı mahkumiyetine konu suçun CMK'nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile yeniden düzenlenen uzlaştırma hükümleri kapsamına alındığı anlaşılmış ise de, suça sürüklenen çocuğun güncel adli sicil kaydına bakıldığında 3 yıllık denetim süresi içerisinde 02/09/2012 tarihinde işlediği TCK’nın 86/1,35 maddesinde düzenlenen kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan.... Ağır Ceza Mahkemesinin 18/09/2013 tarihli kararı ile verilen 2012/264 Esas 2013/213 Karar sayılı ilamının 07/07/2015 tarihinde kesinleştiği ve bu kararın hükmün açıklanmasına esas alınabileceği belirlenerek yapılan incelemede; I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK'nın 151/1, 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 7 yıl 12 aylık zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30/05/2012 tarihi itibariyle durduğu ve suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 02/09/2012 günü yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında, dava zamanaşımının 06/01/2012 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması ,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Suça sürüklenen çocuğa CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafiinin görevinin hüküm kesinleşinceye kadar devam edeceği gözetilmeden, hükmün açıklanması için yapılan yargılamada 18 yaşını ikmal etmiş olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa duruşma günü için tebligat usulüne uygun olarak duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına dair ihtaratlı çıkartıldığı halde, suça sürüklenen çocuk müdafiine duruşma günü tebliğ edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17/05/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.