Esas No
E. 2020/30645
Karar No
K. 2021/9000
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2020/30645 E.  ,  2021/9000 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM: Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

I. Sanıklar ...,, ..., ..., ..., ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanıklara yüklenen 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesindeki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 67/2. maddelerinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının; zamanaşımını en son kesen sanıklar ..., ..., ..., ...’in sorgularının yapıldığı 22.10.2010 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,

II. Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesinde, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, bu itibarla sanıklar ... ve ... hakkında iddianame içeriğine göre güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı gözetilmeden, sanık ...’in eylemine uyan hırsızlık suçu ve sanık ...’ın eylemine uyan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan dolayı ek iddianame düzenlenmesi yoluna gidilmesi yerine, ek savunma hakkı verilmek suretiyle yazılı şekilde cezalandırılmalarına karar verilmesi,

2.Sanık ... hakkında kurulan hükümle ilgili olarak, sanık ...’nun katılana ait iş yerinden değeri 100.318,50 TL olan tekstil malzemelerini çaldığı, sanığın çalışma ücretinin ödenmemesi nedeniyle katılandan alacaklı olduğu, öte yandan sanık savunması ve katılan ifadesinden anlaşılan borç miktarına göre sanığın, makul olmayacak kadar, değeri fazla eşya çalması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 144/1-b maddesiyle hüküm kurulması,

3.Dosya içeriğine göre sanık ...’nun, sanık ...’a olan borcu nedeniyle suça konu eşyaları borcuna karşılık vermeyi teklif ettiği, sanık ...’ın bir an önce alacağını tahsil etmek amacıyla malları almayı kabul ettiği ve aşamalardaki ifadelerinde malların çalıntı olduğunu bilmediği savunması karşısında; sanık ...’ın 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesinde tanımlanan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek ve üstelik adı geçen sanığın katılandan bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı olmamasına rağmen aynı Kanun'un 144/1-b maddesiyle hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.