Esas No
E. 2019/4036
Karar No
K. 2021/9495
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Ceza Dairesi

E. 2019/4036 K. 2021/9495 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/4036, K. 2021/9495, T. 01.11.2021
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/4036
Karar No
2021/9495
Karar Tarihi
01.11.2021
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Ceza Dairesi         2019/4036 E.  ,  2021/9495 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan ... ve sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

1.Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, suça konu senetlerin katılana farklı tarihlerde verilip verilmediğinin araştırılmasından sonra, farklı tarihlerde verildiğinin anlaşılması halinde sanıklar hakkında TCK'nin 43. maddesi uyarınca zincirleme hükümlerinin uygulanması, farklı tarihlerde verildiğinin tespit edilememesi halinde ise, eylemlerinin bir bütün olarak tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, ancak belge sayısının TCK'nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu ve suça konu belge asıllarının aldatma niteliği yönünden bir değerlendirme yapılmadığı da göz önüne alınarak, suça konu belge asılları duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge asıllarının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle hüküm kurulması yasaya aykırı,

3.Dolandırıcılık suçu yönünden; 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı nazara alındığında; sanıkların üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere “kamu” olduğu, dolandırıcılık suçunun mağdurunun “Hakan Üstüner” olduğu, dolayısıyla sanıklara isnat edilen resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,

4.5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde gerekliliği,

Bozmayı gerektirmiş, katılan ... ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, dolandırıcılık suçu yönünden diğer yönler incelenmeksizin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 01.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Ceza Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 30928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı nazara alındığında; sanıkların üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere “kamu” olduğu, dolandırıcılık suçunun mağdurunun “Hakan Üstüner” olduğu, dolayısıyla sanıklara isnat edilen resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5237 md.53 TCK md.61 K5320 md.8/1 K29906 md.34 K5271 md.253 TCK md.43 CMK md.253 TCK md.157/1 TCK md.53 K30928 md.26 K5237 md.157/1 K1412 md.321 K5271 md.254
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog