Esas No
E. 2021/15430
Karar No
K. 2021/18664
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2021/15430 E.  ,  2021/18664 K.

"İçtihat Metni"

Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ...

16.Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2021 tarihli ve 2021/25 esas, 2021/137 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/04/2021 gün ve 7437/2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/06/2021 gün ve...sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre;

1.Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 29/06/2020 tarihli ve ... karar sayılı ilamında "28/06/2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddelerii uyarınca ... zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, sanık müdafiinin hazır bulunmadığı duruşmada sanığın savunması alınarak aynı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, bozmayı gerektirmiş... " şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerine temas eden hırsızlık suçundan yargılanan sanığa baro tarafından zorunlu müdafii atanmak suretiyle savunmasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,

Kabule göre de;

2.Sanığın hırsızlamış olduğu telefonu, soruşturma aşamasında kendi rızasıyla arkadaşı aracılığıyla polislere teslim ettiğinin, soruşturma sırasında dinlenen tanık Taj Uddin'in beyanından anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiğinin gözetilmemesinde,

3.Üzerine atılı suç nedeniyle sanık hakkında, temel cezasının 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi gereğince, 5 yıl olarak belirlenmesini müteakip, aynı Kanun'un 143. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak 7 yıl 6 ay hapis cezasına karar verilmesini takiben, aynı Kanun'un 62. maddesi uygulamasıyla 1/6 oranında indirim yapıldığında, sonuç olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası yerine, 5 yıl 15 hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayininde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21/04/2015 tarihli ve 2014/10-623 Esas - 2015/117 Karar sayılı kararında da yabancı uyruklu olup, yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır denilmiştir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 91'nci maddesinde geçici koruma "Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir." şeklinde hüküm altına alınmış, bu kişilerin Türkiye'ye kabulü, Türkiye'de kalışı, hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. 6458 sayılı Kanun'un 91'nci maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliği'nin (Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi: 13/10/2014 No: 2014/6883 Dayandığı Kanunun Tarihi: 04/04/2013 No: 6458 Yayımlandığı Resmi Gazetenin Tarihi: 22/10/2014 No: 29153) 21'nci maddesinde; bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliğine ilişkin belge sunamayan yabancının, aksi ispat edilinceye kadar beyanının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi ya da kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri düzenlemeleri getirilmiş, 22'nci maddesinde ise; kayıt işlemleri tamamlananlara, valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere, 25/04/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verileceği belirtilmiştir. 6458 sayılı Kanun'un 121. maddesine dayanılarak çıkartılan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik 17 Mart 2016 tarih ve 29656 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Somut olayda ise; Pakistan uyruklu olduğunu belirten sanık ...’ın kendi beyanına göre kimlik bilgilerinin tespit edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, sanığa ait nüfus kaydının ya da pasaportunun onaylı bir suretinin İnterpol Daire Başkanlığı aracılığı ile adli sicil kaydının ise ilgili makamlar aracılığı ile getirtilip bu kimlik bilgilerine göre sanığın kimliğinin belirlenmeye çalışılması, bu mümkün olmadığı takdirde soruşturma makamınca sanığın beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri ile, dosya içerisine celp edilecek fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22. maddeleri uyarınca sanığın Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtların tespit edilmesi, şayet kimliğinin bu şekilde belirlenmesinin mümkün olmaması halinde ise bu kez sanığın fotoğrafının karara yapıştırılması ve alınan parmak izlerinin de karara eklenmesi suretiyle hükümlüğüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden 5271 sayılı CMK’nın 191/3-a ve 209/1. maddelerine aykırı olarak dosya içerisine sanığın kimliğine ilişkin herhangi bir belge getirtilmeden ve adli sicil kaydı da temin edilmeden sadece sanığın kendi beyan ettiği bilgilere göre UYAP sisteminden alınan adli sicil kaydı ile yetinilerek yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 08/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog