(Kapatılan) 13. Ceza Dairesi
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/16229 E. , 2011/3926 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
11.05.2003 gün ve 2002/985-2003/346 sayılı hükmün sanık ... müdafiinin yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 10.10.2005 günlü kararı ile, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına, bozmadan, hükmü temyiz etmeyen sanık ...'un da yararlandırılmasına karar verilmiş ise de; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin düzenleniş amacının, aynı konumda olan sanıkların farklı ceza almalarını ve kararlar arasında çatışmayı önlemektir. Bu açıklamalar ışığında, hükmün, diğer yönleri incelenmeden bozulmasından, hükmü temyiz etmeyen hükümlünün yararlanma olanağı bulunmadığından ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine mahkemece 05.12.2005 tarihinde tensip yapılmadan önce, hakkındaki hüküm kesinleşmeyen sanık ...'ın çıkarılan nüfus kayıt örneğine göre, 19.11.2005 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi üzerine yeniden yürütülen yargılamanın hükümlü ... açısından uyarlama yargılaması olduğu kabul edilerek ve hükümlünün sabıka kaydına göre, daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 Sayılı CMK'nun 231/6 maddesinin a bendinde yazılı '' kasıtlı bir suçtan mahkum olmama '' koşulunun bulunmaması nedeniyle hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun hükümlü tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1 maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143 maddelerindeki geceleyin hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2-4 maddesindeki işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, suç tarihine göre mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşma işleminin sonucuna göre, uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde 5237 Sayılı TCK hükümlerinin, tarafların uzlaşmaya yanaşmaması halindeyse 765 Sayılı TCK hükümlerinin hükümlünün lehine olduğunun gözetilmemesi, Kabul ve uygulamaya göre,
2.765 sayılı yasanın hükümlünün yararına olduğu kabul edildiği halde, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırı olarak, aynı nevi suçtan tekerrüre esas mahkumiyet kaydı bulunmasına rağmen, hükümlü hakkında 765 Sayılı TCK 81/2-3 maddesinin uygulanmadığı gibi, aynı yasanın 522/son maddesine aykırı şekilde değer azlığı nedeniyle cezasında 2/3 oranında indirim yapılarak noksan ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasındaki lehe uygulamaların kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinin gözetilmesine, 02.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.