(Kapatılan) 13. Ceza Dairesi
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/34513 E. , 2013/28151 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıkların katılanlar ... ve ..., ..., ... mağdurlar ... ve ...'a karşı konut dokunulmazlığını ihlal, mağdur ...'ya karşı hırsızlık ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlere karşı sanıkların müdafiinin temyiz isteğinin incelenmesinde: 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca verilen ''hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına'' ilişkin kararlara karşı, 5271 sayılı CMK.'nın 231/12. maddesine 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile eklenen fıkra uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, sanıklar ... ve ... müdafiinin bu konudaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.'un 317. maddesi gereğince tebliğname gibi reddin, 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesi uyarınca sanık müdafiinin yasa yolu ile merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B-Sanıkların katılan ...'ya karşı mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde:
Mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 2000 TL adli para cezasına ilişkin hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK'un 5219 sayılı Kanun ile değişik 305/1 maddesi gereğince miktar itibarıyle kesin olması nedeniyle hükümlerin temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
C-Sanıkların müşteki ...'ya karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince:
Sanıkların gece vakti müşteki ...'nın bina niteliğindeki evinden hırsızlık şeklindeki eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 30/08/2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki hırsızlık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
D-Sanıkların katılanlar ... ve ..., ..., ... mağdur ...'e yönelik ve sanık ...'un katılan ...'ye yönelik hırsızlık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelenmesine gelince ise;
Sanık ...'un katılan ...'ye yönelik hırsızlık eylemiyle ilgili olarak, 5252 sayılı Yasa'nın 9/3 maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.'nın 493/2 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olaya göre, sanığın eyleminin TCK'nın 142/2-d maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı yasanın 116/4 maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi ve hırsızlığın gece vakti işlenmesi nedeniyle hüküm kurulurken TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması ile sanık ...'ın katılan ...'nun 28.07.2006 tarihinde işyeri kapısı üzerinde, içinde evinin anahtarının da bulunduğu anahtarları unutmuş olmasından yararlanarak anahtarları çaldığının ve 03.08.2006 tarihinde elinde haksız olarak bulundurduğu bu anahtarla kilit açmak suretiyle evden hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK.'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine ''sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına'' cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
E-Sanıkların mağdur ...'a karşı hırsızlık suçlarından ve sanık ...'ın suç eşyasını kabul etmek suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesine gelince ise;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanıkların mağdur ...'ın evinden hırsızlık eylemleriyle ilgili olarak kuşku üzerine yakalandıklarında, çaldıkları para ve ziynet eşyalarını sakladıkları yerleri söyleyip yer göstermek suretiyle müştekiye iade edilmek üzere kollukça muhafaza altına alınmasını ve iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; mağdurdan kısmi iade nedeniyle rızası sorularak, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.'nın 168/1-4. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2.Sanık ...'ın suç tarihi itibarıyle katılan ...'nin işyerinde çalıştığı ve ikrarlarına göre katılanın evinin yedek anahtarını koyduğu yeri bildiği, diğer sanıkla birlikte almış oldukları suç işleme kararıyla suç tarihi öncesinde katılanın evinin yakınına gelip evi yokladıkları, sanığın suç tarihinde katılanın şehir dışında olduğunu da bildiği ve suç tarihindeki eylemi tek başına sanık ...'un işlediğini, suç eşyalarını beraber paylaştıklarını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, sanığın hırsızlık eyleminden mahkumiyeti yerine suç vasfında yanılgı ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık ...'ın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 09/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.