(Kapatılan) 14. Ceza Dairesi
(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2013/2544 E. , 2013/5290 K.
"İçtihat Metni"
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçlarından (dört kez) sanık ...'ün yapılan yargılaması sonunda; eylemlerinin iki defa zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçlarını oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyetine dair Bilecik Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.09.2012 gün ve 2012/372 Esas, 2012/513 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık müdafiin duruşmalı inceleme isteminin, sanığa tayin olunan cezaların miktarları nazara alınarak 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında hükmolunan hapis cezalarının 5237 sayılı TCK.nın 58. maddesinin 6 ve 7. fıkraları uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın, mağdureler ... ... ve ...'ye yönelik eylemlerinden dolayı hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın 28.02.2012 günü okuldan eve dönen mağdureler ... ... ve ...'ye kedi yavruları göstereceğini beyan ettikten sonra mağdur ...'nin olay yerinden uzaklaşması, mağdur ...'un ise ikna olarak ve sanıkla birlikte yürümeye devam ettiği sırada mağdurenin annesinin balkondan seslenmesi üzerine sanığın eylemini gerçekleştiremeden olay yerinden ayrılması şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın henüz 9 yaşında bulunan ve eyleme mukavemet etmesi kendisinden beklenemeyecek olan mağdure ...'yi tutup götürmesi imkânı var iken bunu gerçekleştirmemesi ve mağdurun, sanığın hilesine aldanmaması nedeni ile eylemin icrai hareketlerine başlandığından söz edilemeyeceği, ayrıca teşebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için eylemlerin yapıcı davranışlarına başlanmış olmasının dahi tek başına yeterli olmayıp, açıklanabilir ve kabul edilebilir engel bir neden bulunmasının zorunlu olduğu, mağdure ...'ye yönelik eylemlerin bu nedenle suç teşkil etmediği, bu suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği, sanığın icrai hareketlere başlayıp hile ile mağdure ... ...'u kandırıp beraber gittikleri esnada mağdurenin annesinin balkondan seslenmesi üzerine sanığın bu mağdureye yönelik eylemini tamamlayamadığı gözetildiğinde sadece mağdure ... ...'a yönelik eylemin sübut bulduğu ancak verilen cezada TCK.nın 43. maddesine göre artırım yapılamayacağı gözetilmeden fazla cezaya hükmolunması, Sanığın mağdurlar ... ve ...,'a yönelik eylemlerinden kurulan hükmün temyizine gelince;
Sanığın 07.03.2013 tarihinde mağdurlar ... ve ...ye uzaktan parmağındaki yüzüğü göstererek gelmelerini işaret etmesi üzerine mağdurların sanığın yanına gitmeyerek evlerine girmeleri şeklinde gerçekleşen eylemde; sanığın uzakta bulunması ve mağdurların sanığın hileli davranışlarına kanmayarak sanığın yanına gitmemeleri nedeni ile eylemlerin bu hali ile suç teşkil etmediği gibi bu hareketlerin hürriyetten yoksun kılmaya teşebbüs olarak da nitelendirilemeyeceği gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi, Uygulamaya göre de; 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu üzerindeki vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından cezaların infazlarının tamamlanmasına kadar uygulanacağı gözetilmeden, 53/1-c maddesindeki hakların tamamının koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması, Kanuna aykırı sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.