Aramaya Dön

(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi

Esas No
E. 2013/9180
Karar No
K. 2013/12300
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi         2013/9180 E.  ,  2013/12300 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM: Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.

Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.

Müteahhitlik yapan katılanların, sanığın babasına ait arsaya yaptıkları bina nedeniyle sanıkla katılanlar arasında anlaşmazlık bulunduğu, 01/02/2010 tarihinde saat 22:01 ve 22:41 sıralarında katılan ...'yu telefonla arayan sanığın katılanı ölümle tehdit ettiği, aralarında cereyan eden bu olayın ardından aynı gece 02/02/2010 tarihinde saat 01:50 sıralarında sanık tarafından katılan ...'in işletmekte olduğu kuyumcu dükkanına molotof kokteyli atılarak dükkanın içerisinde bulunan eşyaya zarar verildiği iddia olunan olayda, sanık suçlamaları kabul etmemiş olup, tehdit suçu açısından sanığın katılan ...'yu aradığı esnada yanında bulunan ve telefon hattının sahibi olan ...'ın kovuşturma aşamasında yeminli beyanına başvurulmadığı, mala zarar verme suçu açısından ise, olay ve yakalama tutanağı içeriğine göre, olayın tanığı konumundaki ...'ın verdiği eşkal bilgileri üzerine olayın hemen ardından eşkal bilgilerinin uyumlu olması nedeniyle olay yeri civarında yakalanan ...'nun alınan sol el svabında Polis Kriminal Laboratuvarınca yapılan incelemede benzin kalıntıları olduğunun tespit edildiği, mahkemece bu husus üzerinde durulmadan karar verildiği anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; sanığın katılan ...'yu aradığı 0 544 580 22 90 nolu hattın sahibi ...'ın tanık sıfatıyla çağrılıp yöntemince dinlenilmesi; ... isimli şahsın olayın faili olması ve sanık tarafından azmettirilmiş olması ihtimaline binaen, sanığın ve ... isimli şahsın suç döneminde kullandıkları telefon hatları üzerinde suç öncesi ve sonrasını gösterir görüşme dökümlerinin celp edilip analiz edilerek birbirleri ile irtibatlı olup olmadıklarının, sanık ve bahsi geçen şahsın beyanlarına başvurularak birbirlerini tanıyıp tanımadıklarının belirlenmesi, olayın tanığı konumundaki ... ile sanığın aynı ortamda bulundurulup usulüne uygun bir şekilde teşhis işlemi yaptırılmasından sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5320 sayılı Kanun K1412 md.321 K5320 md.8/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog