(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/20181 E. , 2013/4383 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1.Sanıklar ... ve ... haklarındaki beraat hükümlerine yönelik katılan vekili tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Diyarbakır’ın Bismil İlçesi’nde, ... destekleme primi almak için yapılan başvurularda yoğun yolsuzluklar yapıldığı ihbarı üzerine, üreticilerin 2006 yılında ... ektikleri yerlerin tespitine yönelik ... uydu görüntülerinin incelenerek beyanlarındaki bilgileri içeren ... (Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlarındaki parsellerin uydu fotoğrafları vasıtasıyla kontrol edildiği, kontrol sırasında beyan ettikleri bir kısım yerlere ... ekmediklerinin belirlendiği, alınan ifadelerinde bu defa beyan ettikleri yerler dışında kalan ... ektikleri yerleri göstermeleri nedeniyle suç kastının tespiti açısından, üreticilerin ektiklerini iddia ettikleri yerlerin kadastro görevlileri tarafından ... ile ölçümünün yapıldığı, ... ve ... (prim kayıt sistemi) kayıtları ile Kadastro ve Tarım İl Müdürlüğü temsilcilerince mahallinde düzenlenen tespit tutanaklarının müştereken değerlendirilmesi neticesinde; sanıkların toplam 405.000,00 metrekarelik alanda ... üretimi yaptıklarını beyan etmelerine rağmen toplamda 389.812,00 metrekarelik alanda ... ektiklerinin tespit edildiği, beyan ettikleri alan ile fiilen ekim yaptıkları alan arasında 15.188,00 metrekarelik farklılık bulunması nedeniyle 1804,25 TL. haksız destekleme primi almak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda; 2006 Yılı Ürünü ... üreticilerine Destekleme Primi Ödenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı Uygulama Tebliği hükümleri gereğince, üreticinin elde ettiği pamuğun kilogramı başına ödeme yapılacağının belirlenmesinden hareketle; sanıkların, ... kaydına göre 405.000,00 metrekare alanda ... ekiminin gözüktüğü, teknik bilirkişilerce yapılan ölçüm ve Lansdat uydu görüntülerine aplike sonucunda fiilen 389.812,00 metrekare alanda ... ektiklerinin tespit edildiği, ... uydu görüntülerine göre hesaplanan bu miktarın, dekar başına elde edilebilecek azami miktar olan 600 kg ile çarpılması sonucu fiilen ekili olduğu tespit edilen alanda 233.887,200 kg ... elde edebileceği, oysaki sanıkların müstahsil makbuzlarına göre toplam 180.600,00 kg sertifikalı kütlü ... satışı yaptıklarının anlaşıldığı, böylece fiilen ekili olarak tespit edilen arazilerde sattıklarından daha çok miktarda ... elde edilebileceğinin imkan dahilinde olduğu, ayrıca bilirkişi raporuna göre, ... ekili alanlarla ilgili yüzölçümü farklılığının ... cihazının kullanımından kaynaklanan % 5 ve bu cihaz vasıtasıyla yapılan ölçüm sırasında el hassasiyetinden kaynaklanan % 5 olmak üzere % 10’luk bir hatadan kaynaklanmış olduğu gözetilerek, sanıkların fiilen ürettiklerinden fazla miktarda ... satışı yapmış gibi müstahsil makbuzu aldıkları hususunda savunmalarının aksine mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2.Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ...’nın hüküm tarihinden sonra 02.12.2010 tarihinde öldüğünün UYAP'tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.