16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2020/654 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/09/2019
NUMARASI: 2018/278 2019/1015
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 15/03/2017 de düzenlenen 31/05/2017 ödeme tarihli 16.175,00TL tutarlı bono nedeniyle müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü yolla takip başlatıldığının, ancak bononun altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, imzanın müvekkiline ait oltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bonoda dava dışı ... LTD. ŞTİ'nin asıl borçlu, davacının ise kefil olduğunu bu nedenle davalının bonodan sorumlu olduğunu, bononun ticari ilişki karşılığında iyi niyetle iktisap edildiğini, imzanın davacıya ait olduğunu , davacının Bakırköy 6ATM 2017/604 Esas sayılı dosyasında dava konusu bonoyu borca karşılık verdiğini kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Grafoloji bilirkişi ile ATK Fizik İhtisas dairesinden alınan ayrı ayrı raporlar gereğince takip ve dava konusu 15/03/2017 düzenlenen 31/05/2017 ödeme tarihli keşidecisi dava dışı şirket olan ve davalı şirket emrine düzenlenen 16.175,00TL'lik bono ve bu bonodan kaynaklı takip borcu nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, bono nedeniyle asıl borçlu yönünden takip imzaların istiklali gereğince devam edeceğinden takibin iptaline yer olmadığına, takip haksız olmakla birlikte şeklen aval verenin imzasının bulunduğundan kötü niyet tazminat talebinin reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; - Yerel Mahkeme'nin kararı eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde verdiğini, müvekkiline teslim edilen ancak davaya konu edilmeyen düzenlenme tarihi aynı ancak vade tarihleri farklı olan 3 adet senette de davacının aval konumunda olup, işbu senet görüntüleri de cevap dilekçesi ekinde dava dosyasının içeriğine sunulduğunu, yargılama esnasında açıkça belirtildiği üzere davacı taraf huzurda görülmekte olan davaya konu edilmeyen düzenlenme tarihi aynı ancak vade tarihleri farklı olan senetlerde yer alan imzalarına itiraz etmediği ve borcun varlığını kabul ettiğini, davacının davaya konu edilmeyen senetler üzerindeki imzaların kendisine ait olduğunu kabul etmiş olmasına rağmen yalnızca davaya konu edilen bir adet senet üzerindeki imzasına itiraz etmiş olmuş olması işbu davanın kötüniyetle açılmış olduğunun açık bir göstergesi olduğunu, -Davacı yan hakkında işbu dava tarihinden öncede haciz işlemleri gerçekleştirildiğini, davacının senetteki imzanın kendisine ait olmadığı hususunu hakkında uygulanan hacizlerden uzun zaman sonra fark ettiğini iddia etmesinin kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, - Davaya konu olmayan ancak davacının imzasını taşıyan işbu senetler üzerindeki imzaların da incelemeye dahil edilmesi gerektiğini, - davacının senetteki imzası dikkatle incelendiğinde alakasız bir karalama niteliğinde olmadığı ve karakteristik bir yapıya sahip olduğunu, dava konusu bonoda "... Ltd. Şti."nin borçlu, "... Tic. ..."ın ise kefil konumunda olduğu. ticaret unvanı borçlu şirket unvanı ile neredeyse aynı olan avalin, asıl borçlunun borcunu ödeyeceğine dair alacaklıya güvence verdiğini, alacaklı olan müvekkil, davacının bu yönde güvence vermesi ile bahsi geçen bono karşılığında ticari iş ilişkisi içerisine girdiğini ve iyiniyetli olarak kıymetli evrakı teslim aldığı, kaldı ki senet borçlusu şirket ile davacı avalin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde her iki şirketin adreslerinin de aynı olduğu ve yetkilileri arasında kardeşlik bağı olduğu görüleceğini, davacı yan ve borçlu hakkında da Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'nın 2019/31390 Sor. Numaralı dosyası üzerinden resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin suç duyurusunda bulunulduğu, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.