(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/1166 E. , 2009/2161 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 260.000,00 YTL değerindeki evinin 50.000,00 YTL üzerinden ipotek edilmek suretiyle davalı Bankadan 20.000,00 YTL’lik kredi kullandığını, kredinin ödenmesi sırasında ipotek gideri, hayat sigortası ve komisyon gideri olarak 3.000,00 YTL’nin kesildiğini, ayrıca üç kez bilgisi dışında emekli maaşından da 1.939,00 YTL kesildiği gibi, 2.9.2008 tarihinde üç aylık emekli maaşının tamamına da el konulduğunu, gerek kredinin ödenmesi sırasında gerekse daha sonra maaşından kesilen hayat sigortası prim miktarlarının çok fazla olduğunu ileri sürerek, davalı Bankanın fazla miktarda kesmiş olduğu hayat sigortası priminin tespit edilerek taksit borçlarından düşülmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, kullanılan krediden dolayı hayat sigortası yaptırılmasının, 22.1.2007 tarihli sözleşmenin 1V. Maddesinde açıkça hüküm altına alındığını, davacı ve kefiline bu hususta bilgi de verildiğini, banka mevzuatınca öngörülen konut ve hayat sigortalarının, müşteri ve konutunu her türlü tehlikeye karşı korumak ve vefatı halinde kefillerinin ve mirasçılarının mağdur olmalarını önlemek amacını taşıdığını, sözleşme gereğince davacının Bankaya vermiş olduğu 22.1.2007 tarihli virman talimatına istinaden yapılan kesintilerde de herhangi bir yanlışlık bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu gereğince, bankanın kendi programı dahilinde davacının yaşı dikkate alınarak yapılan sigorta prim hesaplamalarının, genel mektup esaslarına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı Bankadan almış olduğu kredi nedeniyle fazla miktarda hayat sigortası primi tahsil edildiğini ileri sürerek, fazla tahsilatın tespiti ile kredi borcundan mahsubunu talep etmiş, davalı ise, yapılan tahsilatların, sözleşme ve banka mevzuatına uygun olduğunu savunmuştur. Taraflar arasında 22.1.2007 tarihinde 60 ay vadeli 20.000,00 YTL miktarlı ipotekli finansman kredisi imzalandığı, davacıya kredi kullandırılırken hayat sigorta primi, komisyon ve ipotek masrafı olmak üzere 3.000,00 YTL kesinti yapılarak kalan miktarın ödendiği, yapılan kesintinin 2.123,43 YTL’lik miktarının hayat sigortasına ilişkin bulunduğu, aynı nedenle 2008 yılında davacıya ait banka hesabından kesilen 2.929,09 YTL miktarla birlikte davacıdan iki yılda toplam 5.052,52 YTL hayat sigortası priminin tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, gerekli bilgi ve belgelerin dosyada mevcut olmaması nedeniyle yeniden herhangi bir hesaplama yapılmamışsa da, banka tarafından yapılan hesaplamanın bilgisayar ortamında yapılmış olması, davacının 2007 yılında 81, 2008 yılında ise 82 yaşında olması nedenleriyle uygulamanın doğru olduğu, 7638 sayılı Genel Mektupta belirtilen hususlara da uyulduğu belirtilmiş, davacı ise, ipotekli kredilerin de konut kredisi kapsamına alındığını, davalı Bankaya ait 15.9.2006 tarihli “Bireysel Kredilerde Hayat Sigortası” konulu “Genel Mektup”ta belirtilen hususların dikkate alınmadığını ileri sürerek, bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Davacının itirazında bildirmiş olduğu dosyada mevcut olan söz konusu 7638 sayılı “Genel Mektup” ta, riskin minimize edilmesi amacıyla, tüm bireysel kredi ürünlerinde hayat sigortasının zorunlu olduğu belirtildikten sonra, hayat sigortası primlerinin, konut ve taşıt kredilerinde ortalama yaş, ihtiyaç kredilerinde ise gerçek yaş üzerinden hesaplanacağı açıklanmış, 4. pragrafında da, “Hayat sigortaları ile ilgili olarak müşteri şikayetlerine sebep olunmaması ve müşteri memnuniyetinin sağlanması amacıyla taksitli kredilerde sigorta primlerinin gerçek yaş, ortalama yaş esasına göre hesaplanıp hesaplanmadığına bakılmaksızın kredi borcu tamamen tahsil ve tasfiye edilinceye kadar, yıllık olarak azalan bakiyeler sistemine göre tahsil edilecektir.” Hükmü getirilmiş olup, davacı dava konusu olayda da “taksitli kredi” söz konusu olduğundan, sigorta primlerinin mektupta belirtildiği gibi “yıllık olarak azalan bakiyeler sistemi”ne göre tespit ve tahsili gerekirken bunun yapılmadığını, nitekim davalı Bankanın Bireysel Krediler Daire Başkanlığına 7.11.2008 tarihinde iletmiş olduğu şikayet üzerine, krediyi almış olduğu Bankanın ... şubesinin hatasından döndüğünü ve 2009 yılı hayat sigortası primini, 2.800,00 YTL’den 98,78 YTL’ye düşürdüğünü belirtmiştir. Gerçekten de davacının ibraz etmiş olduğu “... Sigorta” tarafından düzenlenen “Hayat Sigortası Sertifikası”nda, 2009 yılı için sigorta yenileme işlemi olarak 98,78 YTL tahsilat yapıldığı görülmektedir. Mahkemece davacının itirazları üzerinde durulmadığı gibi, bilirkişiden ek rapor da alınmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde mahkemece davacının yukarda açıklanan itirazları üzerinde durularak, davacıya ait 2009 yılına ilişkin hayat sigortası poliçe bedelinde yapılan değişikliğin nedenleri de araştırılmak suretiyle, dava konusu sigorta primlerinin hesaplanmasında “Genel Mektup”ta belirtilen esaslara uyulup uyulmadığı incelenip değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının itirazları karşılanmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.