(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/10667 E. , 2011/10460 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 15.05.2000 tarihinden itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava, davacının ilk prim kesintisinin yapıldığı 15.5.2000 tarihini takip eden aybaşından tescil edildiği 1.5.2004 tarihine kadar Tarım ... sigortalısı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı Yasadan yararlanması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının 1.7.2000- 1.5.2004 tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine, fazla talebin reddine, 6111 sayılı Yasadan yararlanması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı Kurumca 11.2.2011 tarihinde tescil edildiği ... Şeker fabrikasının 19.4.2011 tarihli yazı ile davacının sattığı ürün bedelinden 20.6.2000 tarihinde prim kesintisi yapıldığının bildirildiği, prim kesinti belgelerinde 15.5.2000, 15.4.2004 ve 10.3.2011 tarihinde prim kesintisi yapıldığı, sigorta cetvelinde kesintinin 15.5.2001 tarihinde kurum kaydına girdiğinin gözüktüğü, 15.2.2001 tarihinde kooperatif, 14.2.2011 tarihinde Ziraat Odası kaydının başladığı, davalı Kurumca prim kesintisine göre tescil kaydının 1.5.2004 tarihine çekildiği, mahkemece 24.5.2011 tarihli müzekkere ile davacının 6111 sayılı Yasadan yararlanması için ihtiyati tedbir kararı verildiği bildirilerek işlem yapılmasının istendiği, davalı Kurumca bu yönde işlem yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının sigortalılık başlangıcı ilk prim kesintisinin yapıldığı müstahsil makbuzu tarihini takip eden aybaşından başlayacağından ve dosyada kesintinin 15.5.2000, 20.6.2000 tarihinde yapıldığına ilişkin farklı belgeler bulunduğundan yapılacak iş; davacıdan varsa prim kesintisine ilişkin müstahsil makbuzunu ibraz etmesini istemek, makbuz yok ise ilgili şeker fabrikasından kesinti ile ilgili tüm belgeleri istemek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Mahkemece prim kesintisinin kurum kaydına 15.5.2000 tarihinde girdiğine ilişkin prim cetvelinde kayıt olduğu halde Şeker fabrikasının 19.4.2011 tarihli yazısı esas alınarak sigortalılığın 1.7.2000 tarihinden başlatılmış olması isabetsiz olmuştur.
Öte yandan 1086 sayılı HUMK'nun 103. maddesinde hakimin 101. maddesinde sayılan hallerden başka tehirinde tehlike olan veya mühim bir zarar olacağı anlaşılan hallerde tehlike veya zararı def'i için icap eden ihtiyati tedbirlerin icrasına karar verebileceği, 6100 sayılı HMK'nun 389. maddesinde ise mevcud durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği bildirilmiştir.
Her iki düzenlemeye göre de mahkeme davanın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak biçimde (nitelikte) ihtiyati tedbir kararı veremez. Mahkeme ancak gecikmesi halinde doğabilecek tehlikeyi önleme veya ciddi zararı dava süresince (geçici olarak) önlemek için yalnız bu amaçla sınırlı olmak üzere gereken tedbirlerin alınması için ihtiyati tedbir kararı verebilir.
Somut olayda mahkemece yargılama sırasında işin esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün olmadığı halde 6111 sayılı Yasadan yararlanmanın gecikmesi halinde doğabilecek ve gibi bir tehlike veya ciddi zarar olabileceği gerekçelendirilmeksizin yargılama sırasında davacının 6111 sayılı Yasadan yararlanması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilerek henüz sigortalılık süresi kesinleşmeden davalı Kurumun bu yönde işlem yapmaya zorlanması isabetsiz olup bu durum hukuki sorumluluğa yol açabileceği gibi hüküm fıkrasında davacının 6111 sayılı Yasadan yararlanabileceğinin tespitine karar verilerek taraflar arasındaki bu konudaki hukuki ihtilafı esastan çözmek gerekirken işin esasını çözümlemeyip ihtilafı ortada bırakarak geçici olarak çözümleyecek biçimde davacının 6111 sayılı Yasadan yararlanması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması da hatalı olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.