(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/4989 E. , 2011/10876 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kurum tarafından tahakkuk ettirilen ödeme emirlerinden dolayı borcu olmadığının tespitini gayrimenkul ve aracına konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
Dava, davalı Kurumca prim borcu nedeniyle yapılan takip sonucu davacıya çıkarılan 27.4.2009 tarihli ve 2007/22661-22663-22662-10814 ve 10813 takip nolu ödeme emirleri ile talep edilen toplam 47.086.12 TL borcu bulunmadığının tespiti ile takibin iptali,davacının gayrimenkuli ve aracı üzerine konan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Süresinde ödenmeyen prim ve diğer kurum alacaklarının bizzat kurumca cebren takip ve tahsil edilebileceği 506 sayılı Yasa'nın açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Yasa'da gösterilmiştir. 506 sayılı Yasa'nın 80/7.maddesinde kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Yasa'nın uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde alacaklı Sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer İş Mahkemesinin yetkili olduğu, 6183 sayılı Yasa'nın 58/1.maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın ödeme emrine karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebileceği bildirilmiştir. Bu 7 günlük itiraz süresi hak düşürücü süre olup süreyi geçiren borçlunan artık menfi tesbit, istirdat gibi aynı konuda hiçbir mahkemede dava açması mümkün değildir. Çünkü 6183 sayılı Yasa'da İİK.'nun 72.maddesine koşut bir hüküm yer almamaktadır. 6183 sayılı Yasa İİK.'na nazaran özel bir yasa olup uygulama önceliğine sahiptir.Yargıtay HGK'nun 10.4.2001 gün ve 2002/21-201-297,24.3.2004 gün ve 2004/10-164-170 sayılı kararları.
Somut olayda davacının 14.11.2005 tarihli hisse devrine kadar ortağı olduğu Özel Çevre Strateji Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketinin 2006/2. ila 10. aylar arası prim ve gecikme zammına ilişkin ödeme emirleri davacıya 6.5.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 14.11.2005 tarihli noter hisse devri sözleşmesiyle paylarının tamamını dava dışı Yılmaz Polat'a devrettiği, 2.6.2005 tarihli şirket imza sirküsüne göre davacının 3 yıl süre ile şirketi münferit imzasıyla her türlü hususta temsil ve ilzama yetkili kılındığı, davacının 2.6.2009 tarihinde söz konusu ödeme emirlerinden haberdar olarak davalı Kuruma başvurup, ödeme emirlerinin ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonra düzenlendiğinden gerekli düzeltmelerin yapılmasını istediği, böylelikle davacının ödeme emrinin tebliğinden ve giderek ödeme emrinden bir şekilde haberdar olduğu kayden belli olmasına rağmen bu tarihten itibaren görevli ve yetkili Mahkemeye 7 günlük hak düşürücü süre dolduktan sonra 5.8.2009 tarihinde dava açtığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece menfi tespit davası açılamayacağı gözetilerek davanın 7 günlük hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle süre aşımından reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.