12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2022/7996 E. , 2022/9869 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Dava Tarihi : 05/06/2015
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1.Davalı vekilinin temyiz incelemesinde;
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 5.810 TL olduğu ve örgüte bilerek isteyerek yardım etme, suç delillerini yok etme, gizleme, değiştirme suçlarından 03.01.2012 – 06.01.2012 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kalan davacının 16.500 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine, 600 TL manevi tazminat takdir edilmesi nedeniyle toplam 600 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan ve 21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik HUMK’un 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
1.Davacı vekilinin temyiz incelemesinde;
Tazminat talebinin dayanağı olan ...
7.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/162 Esas – 2015/26 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının örgüte bilerek isteyerek yardım etme, suç delillerini yok etme, gizleme, değiştirme suçlarından 03.01.2012 – 06.01.2012 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.04.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 16.500 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden işleyecek yasal faiz talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 13.500 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi üzerine, dairemizce yapılan incelemede; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarının dayanağı olan ceza yargılaması sırasında beraat edilmesi nedeniyle hükmedilen maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan davacı tarafından avukata ödenen vekalet ücretinin maddi tazminata konu edilemeyeceğinin gözetilmemesi, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca “3.600 TL” yerine “2.600 TL” maktu vekalet ücreti takdir edilmesi, manevi tazminatın eksik olduğundan bahisle bozulmasına üzerine yerel mahkeme maddi tazminat talebinin reddine, 600 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden işleyecek yasal faiz ile davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesinde;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması ve 5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz” hükmü gereğince davacı lehine 2.000 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu miktarın üzerinde kalacak şekilde davacı lehine 10.250 TL vekalet ücretine hükmedilmesi, temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine, manevi tazminatın eksik olduğuna ve sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Davanın kısmen kabul edilmesi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan “Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı hazine lehine, reddedilen maddi tazminat talebi nedeni ile karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.250 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak ... hazinesine verilmesi” ibaresinin hükümden çıkarılması ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.